Korsan kelime anlamı olarak,deniz taşıtlarına saldıran, yağmalayan haydut olarak adlandırılır. Korsanlar bir milleti ya da orduyu temsil etmezler ve çoğunlukla amaçları ganimet ele geçirmektir.
Korsanlar günümüzde de faal olup, her yıl 13-16 milyar dolar kayıba neden olmaktadırlar. Günümüzde korsanlık daha çok Pasifik ve Hint Okyanuslarında yaygındır.
Bu makalede deniz korsanlarından bahsetmeyeceğiz.Sanal dünyada cirit atan bilgisayar korsanlarından bahsedeceğiz.Sanal dünyada faaliyet gösteren korsanlara Türkçe adıyla bilgisayar korsanı denmektedir.İngilizce adıylada hacker denmektedir.Günlük hayatımızda artık ingilizce kelimeler çokca kullanılmaya başlandığı için genellikle hacker kelimesi daha çok kullanılmaktadır.Hackerler günümüzde ikiye ayrılmaktadır.Beyaz şapkalı hackerlar ve siyah şapkalı hackerlar.Siyah şapkalı hackerlar alışkanlık tutku ve eğlence amaçlı kurumların ve insanların bilgisayarlarına girerek çesitli bilgiler çalmaktadırlar.Beyaz şapkalı hackerlar ise çeşitli bilgisayar şirketlerinin kadrolu elemanı olarak çalışıp programların güvenlik açıklarını bularak şirketlere yardımcı olmaktadırlar.Günümüz dünyasında olduğu gibi sanal dünyada da iyi ve kötü arasında bir savaş vardır.Peki hackerlar nerden ,nasıl ortaya çıkıyor?
Bu sorunun cevabı ihmal edilmiş, iyi eğitilememiş ,yönlendirilememiş üstün zekalı çocuklardır.Günümüz dünyasında çok fazla anlaşılamayan,arkadaş edinemeyen, toplumsal normları içselleştiremeyen üstün zekalı çocuklar eve kapanmakta ve bilgisayar başında saatlerini bazen günlerini ( hiç uyumadan ) geçirerek kendisine sanal bir dünya oluşturmaktadır.Bu durum aynı zamanda onlar için bir kimlik arayışıdır.Gerçek dünyada bulamadığı, yaşayamadığı kimliğini sanal dünyada bulmaktadır.Çünkü sanal dünyada toplumsal normlar yoktur herkesin kendine ait normları vardır.
Bir insanın hacker olabilmesi için öncelikle üstün bir zekaya sahip olması gerekir.Hackerlar genellikle matematik alanında üstün yetenekli insanlardan çıkmaktadır.Bunun nedeni bilgisayar programlama dillerinin, matematiğe dayalı olmasıdır. Zeka,ilgi ve tutku ile birleşince ortaya hackerlar çıkmaktadır.
Dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü hackerlarına ve yaptıklarına bakarsanız hepsinin üstün zekalı olduğunu görürsünüz.
Türkiye’den ve Dünya’dan medyada çıkan haberlerle konuyu zenginleştirelim
Öznur KAYMAK O, hacker’lık aleminin son efsanesi. Bir Türk, lakabı İskorpıtx.Kendisi muhasebecilik yapmaktadır. Tüm dünyadan hacker’ların, çökerttikleri siteleri kaydettikleri, italyan güvenlik sitesi Zone-h’de, hack’lediği 141 bin siteyle ilk sırada. Önce Microsoft’un Meksika sitesini hack’lemesi olay oldu. 17 Mayıs’ta 43 bin siteyi 10 dakika içinde çökertmesiyle asıl sükseyi yaptı. Hack’lediği sitelere üzerinde Atatürk resmi olan bir Türk bayrağı ve PKK, Yunanistan, Fransa ve Ermenistan’la ilgili küfürlü bir mesaj bırakıyor.
Dünyaca ünlü Türk Hacker ChaO yakalandı.
İnsanların kredi kartı bilgilerini çalarak haksız kazanç elde eden Türk polisinin yıllardan beri peşinde olduğu ve beni FBI bile yakalayamaz diyen dünyaca ünlü Türk Hacker ChaO yakalandı.
Ünlü Türk hacker ''Rus Ali'' yakalandı.
İnternette başkaların hesabından 50 milyon YTL vurgun yapan Rus Ali lakaplı bilgisayar korsanı yakalandı.
Jonathan James
Hacker suçlaması ile tutuklanan, yargılanan ve hüküm giyen ilk 18 yaş altı bilgisayar kullanıcısı olan James 16 yaşında tutuklandı.
En ünlü aktivitesi: ABD savunma bakanlığındaki bilgisayarlardan birine bir arka kapı (backdoor) programı yerleştirdi, NASA bilgisayarlarından 1.7 milyon dolarlık yazılım çaldı.
Ceza aldı mı? 10 yıl ceza aldı, 6 aya indirildi ve iyi halden salıverildi. Bilgisayarlara dokunması yasak.
Adrian Lamo
"Evsiz hacker" olarak adını duyuran Lamo'nun en çok ses getiren operasyonu New York Times ve Mıcrosoft'un sistemlerine girmiş olmasıydı. Aynı zamanda Yahoo!, Bank of America, Citigroup ve Cingular sistemlerine de girmiş olabileceği tahmin ediliyor.
Ceza aldı mı? 65,000 dolar ceza aldı, altı ay ev hapsi ve 2 yıl bilgisayara dokunmama hükmü verildi. Cezasını çekti, şu anda dışarıda.
Kevin Mitnick
Kendi deyimi ile "abartılmış olan ününün kurbanı" olan Mitnick adalet bakanlığı tarafından ABD tarihinde en çok aranan bilgisayar suçlusu olarak tanınıyor. Hakkında iki film yapıldı: Freedom Downtime ve Takedown.
En ünlü aktivitesi: Telefon sistemlerini hacklemek ve Digital Equipment corporation'un bilgisayar ağına girip yazılım çalmak.
Çeza aldı mı? Beş yıl hapis, arkasından 8 ay bilgisayara dokunmama cezası aldı. Cezasını çekti, şu an dışarıda.
Kevin Poulsen
Kod adı Dark Dante olan Poulsen'in en ünlü aktivitesi Los angeles radyoevinin KISS-FM telefon hatlarına girerek kendisine çekilişle bir Porsche ve başka bir dizi ödül kazandırması oldu. Federal veritabanına girmek isterken yakalandı.
Ceza aldı mı? Beş yıl hapis. Şu anda dışarıda ve gazeteci olarak çalışıyor.
Stephen Wozniak
Apple'ın "Woz" lakaplı yöneticisi bir beyaz hacker. Gençlik yıllarında telefon sistemlerini hack'leyen ve bedava uzun mesafe telefon görüşmeleri yapan Wozniak, Steve Jobs ile beraber Apple'ı kurdu ve bilgisayar dünyasında büyük bir devrim başlattı.
ABD Savunma Bakanı Robert Gates, ABD'nin gelecekteki büyük korkusunu açıkladı...
ABD Savunma Bakanı Robert Gates, ''ülkesinin gelecekte muazzam bir siber tehditle karşı karşıya olacağını, bu saldırı risklerine karşı şemsiye oluşturmak için sivil-asker işbirliği gerektiğini'' söyledi.
Washington'daki bir toplantıda konuşan Gates, ''Gelecekte muazzam bir tehdit olacağını düşünüyorum. Bugün de, ciddi düzeyde bir tehdit sözkonusudur. Bu hepimizin karşı karşıya bulunduğu bir gerçek'' dedi. Gates, Amerikan silahlı kuvvetlerinin, kendi bilgisayarlı sistemlerini koruma yolunda önemli ilerlemeler sağladığını, ordunun özel sektördeki partnerlerinin de bu şemsiye altına girmesi için çalışma yapıldığını ifade etti.
Umarım Amerika'nın oluşturmak istediği şemsiyeden Türkiye'de oluştururda yakın gelecekte savaşları bilgisayar başında kaybetmeyiz.
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Eğitim Danışmanı
Üstün Zekalılar Enstitüsü www.ustunzekalilar.org
22 Kasım 2010 Pazartesi
15 Ağustos 2010 Pazar
13 $ lık Hediye = Çocukların IQ’sunda 13 puanlık artış
Alışveriş yapanlar bu yazıyı okuduktan sonya hediye listenizi yeniden yapmak isteyebilirsiniz.
Berkeley üniversitesinde çalışan nörolog Dr. Silvia Bunge, uzun süredir çocukların zekalarının gelişimini anlamaya yönelik çalışmalar yapmaktadır. Birkaç yıldır da bazı beyinlerin diğerlerinden daha iyi çalışmasını sağlayan şeyin tam olarak ne olduğunu anlamak için çocukların zekalarını ölçüp beyinlerini taramaktadır. Bu çalışma ona çocukların başarabilecekleri zihinsel süreçlere ve bunların nasıl test edilebileceğine ilişkin benzersiz bir sezgi kazandırdı. Geçen yıl, Bung ve mezun olmuş eski öğrencileri çocukların akıllarını eğitip, eğitemeyeceklerini anlamak için denemeye karar verdiler. Çalışmaları kulağa oldukça basit gelebilir, fakat sonuçlar alabildiğince şaşırtıcıydı.
İlk olarak farklı zihinsel işleyişler gerektiren kullanıma hazır kutu oyunları, kart oyunları ve video oyunlarını aradılar. Bu oyunlardan bir bölümü çocukların akıl yürütme yeteneklerini harekete geçirdiği için seçildi. Çünkü bu oyunlar ileriyi görme, planlama, kıyaslamalar ve mantıksal bütünleme gerektirir. Seçilen oyunlar Set, Trafik sıkışıklığı bulmacası Rush Hour, Qwirkle (Domino ve Scrable ın karışımı). Nintendo DS için Picross ve Big Brain Academy oyunlarını seçtiler. Bilgisayar için iki oyun daha seçtiler; birisi Azada diğeri ise Chocolate Fix.
Bunge’nin ekibi oyunları geçmişte devletin yaptığı sınavlarda düşük puanların alındığı Oakland’daki bir ilkokula götürdüler. Araştırmacılar bazı 2., 3. ve 4. sınıflara oyun oynamak için dersten sonra okulda kalmalarını rica ettiler. Çocukların zeka seviyesi (IQ) ortalama 90 civarındaydı ve beyin hızları (zekanın bir alt testi) yüzde birlik dilimde 27. sıraya koydu. Çocukların ailelerinin eğitim düzeyi ise ortalama olarak liseden terktiler. Bu çocuklar her eğitim politikasının hedeflemeyi umduğu ve her sorumluluk duyan liderin onları nasıl geliştireceği hakkında üzerinde düşündüğü çocuklardı.
Haftada iki kere, çocuklar bu oyunlarla 1 saat 15 dakika oynadılar. Her 15 dakikada bir çocuklar beyinlerinin yeni bir şeyle meşgul olmalarını sağlamak için yeni bir oyunun bulunduğu masaya geçtiler. (Nörologlar oturumların eğlenceli olmasının önemli olduğunu düşünüyorlardı.) Sadece 8 hafta sonra, toplam 20 saatlik oynama süresi sonunda Bunge’nin ekibi çocukların zekalarını yeniden test ettiler. Özellikle çocukların mantıklı düşünme yeteneklerini merak ediyorlardı. Zekayla ilgili klasik teorilere göre, mantıklı düşünme yeteneği hem zekanın temel elemanı hem de değiştirilmesi en zor olanıydı. Allyson Mackey, Bunge’nin çalışmayı denetleyen öğrencisi, en fazla 3 – 6 puan arasında bir ilerleme görebileceğini düşündü.
Bunge, yetişkinlerle yaptığı eğitim çalışmalarından sadece sınırlı bir gelişmenin mümkün olduğunu bildiklerini söyledi. Fakat gelişme çok büyüktü. Çocukların mantıklı düşünme puanları, ortalama %32 artmıştı. Bu oran IQ standartları açısından düşünüldüğünde çocukların IQ su ortalama 13 puanlık bir artış göstermişti. Bu artışın değerini daha iyi algılamamız açısından şu bilgiyi vermemiz gerekir: bir çocuğun IQ su bütün bir okul yılı süresince normalde 12 puan artar. Bunge ve Mackey çocuklara tam olarak hedeflenen oyunları vererek yalnızca 20 saatlik oyun oynama süresinde bu puanı geçti.
Nörologların hedefi yalnızca mantıklı düşünme yeteneği değildi. Bunge’nin ekibi zekanın diğer bir elemanı ile de ilgileniyorlardı, işlem hızı. Böylece aynı zamanda, ikinci bir grup oyun daha oluşturuldu ve ikinci bir grup çocuk öğleden sonralarını bu sınıfta geçirdiler. Mackey bu oyunların hafıza ve strateji değil sadece hızlı görsel tanıma gerektirdiğini söyledi. Bu oyunlar Spoons ve Speed gibi geleneksel kart oyunları, video oyunu Brickbuster, kutu oyunu Blink ve çocukların 25 adet plastik şekli başlangıç noktasının içine 1 dakikadan daha az sürede itmelerini gerektiren Perfection dı.
8 hafta sonra, bu çocukların da düşünme puanları test edildi. Hız için eğitilen çocuklar işlem hız puanlarının %27 sıçradığını gördüler. Ortalamanın oldukça altında başlayıp çabucak ortalamanın hayli üzerine ulaşmışlardı. Futbolda bir atasözü ‘hızı öğretemezsin’ dir. Bu söz beyin için geçerli değil gibi gözüküyor.
Her grubun gelişmeleri çalıştıkları alan ile ilişkili olması nedeni ile oyunların bu sonuca yol açtığı çok açıktı. Hız grubu mantıksal düşünme yeteneği konusunda yok denecek ölçüde yarar sağladı. Mantıksal düşünme oyunları ile çalışanlar (ve mantıksal düşüncesini geliştirenler) hız konusunda hiçbir kazanımda bulunamadı. İki grup da hafızanın çalışması ile ilgili bir gelişme kaydetmedi. Bu aynı zamanda tüm ölçekli zeka için tek bir alanda değil her alanda çalışma yapılması gerektiğini akla getirmektedir. Bunge zekanın bütün parçalarının şekillendirildiği sonucuna vardı. Bu parçaların hepsi beyindeydi ve beynin bütünü istenilen şekle konulabilme özelliğini göstermekteydi. Bazı bölgelerin diğerlerinden daha çok veya daha az şekil verilebilir olduğunu gösteren bir kanıt yoktur. Zekanın bazı elemanlarının diğerlerinden daha sabit olduğu varsayımı yeni bilim tarafından desteklenmemektedir.
Bunge’nin ekibi elde ettikleri sonuçlardan heyecanlanarak yeni deneylerle bu konu üzerinde çalışmalara devam ediyorlar. Halen Kuzey Kaliforniya’da bu çalışmalara katılacak daha çok okul arıyorlar. İlk çalışma çocukların beyinleri oyunlardan önce ve sonra taranarak tekrar yapılıyor. Bunge nöronlarda 8 hafta içinde neyin değiştiğini öğrenmeyi umuyor. Oyunlardaki görevlerin kullandığı beynin belirli bölgelerinde daha yoğun çalışma beklenirken, bu oyunlarda kullanılmayan beyin bölgelerinde daha az hareket bularak daha verimli olmaya yönelik bir sistem bulacağını düşünüyor. Aynı zamanda sinirlerin oluşturduğu ağı daha hızlı yaparak ön lob ve yan kafa lobun birlikte nasıl çalıştığını, beynin bu iki bölgesini birleştiren sinirlerdeki bir fiziksel değişimi bile bulabilir.
Belki Bunge’nin verilerindeki en önemli bulgu oyunlarla yapılan çalışmaların ihtiyacı en çok olan çocuğa en çok yardımda bulunduğudur. Seviye olarak çocuk ne kadar aşağıdan başladıysa bilişsel gelişimi o kadar hızlı ve fazla oldu. Bu eğitim yoluyla yapılmaya çalışılan faaliyetlerde oldukça nadir görülür. Genellikle en çok faydalananlar zeki çocuklardır ve başlangıçta mücadele eden çocuklar hayli geride kalır. Daha küçük sınıflar, öğretmen eğitimi, özel okullar ve tüm gün programları gibi geniş çaplı eğitim reformlarının milyonlarca dolarlık maliyetleri vardır.
Kaynak
http://blog.newsweek.com/blogs/nurtureshock/archive/2009/12/10/new-research-13-christmas-gifts-13-point-gain-in-kids-iq.aspx
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Eğitim Danışmanı
Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
Berkeley üniversitesinde çalışan nörolog Dr. Silvia Bunge, uzun süredir çocukların zekalarının gelişimini anlamaya yönelik çalışmalar yapmaktadır. Birkaç yıldır da bazı beyinlerin diğerlerinden daha iyi çalışmasını sağlayan şeyin tam olarak ne olduğunu anlamak için çocukların zekalarını ölçüp beyinlerini taramaktadır. Bu çalışma ona çocukların başarabilecekleri zihinsel süreçlere ve bunların nasıl test edilebileceğine ilişkin benzersiz bir sezgi kazandırdı. Geçen yıl, Bung ve mezun olmuş eski öğrencileri çocukların akıllarını eğitip, eğitemeyeceklerini anlamak için denemeye karar verdiler. Çalışmaları kulağa oldukça basit gelebilir, fakat sonuçlar alabildiğince şaşırtıcıydı.
İlk olarak farklı zihinsel işleyişler gerektiren kullanıma hazır kutu oyunları, kart oyunları ve video oyunlarını aradılar. Bu oyunlardan bir bölümü çocukların akıl yürütme yeteneklerini harekete geçirdiği için seçildi. Çünkü bu oyunlar ileriyi görme, planlama, kıyaslamalar ve mantıksal bütünleme gerektirir. Seçilen oyunlar Set, Trafik sıkışıklığı bulmacası Rush Hour, Qwirkle (Domino ve Scrable ın karışımı). Nintendo DS için Picross ve Big Brain Academy oyunlarını seçtiler. Bilgisayar için iki oyun daha seçtiler; birisi Azada diğeri ise Chocolate Fix.
Bunge’nin ekibi oyunları geçmişte devletin yaptığı sınavlarda düşük puanların alındığı Oakland’daki bir ilkokula götürdüler. Araştırmacılar bazı 2., 3. ve 4. sınıflara oyun oynamak için dersten sonra okulda kalmalarını rica ettiler. Çocukların zeka seviyesi (IQ) ortalama 90 civarındaydı ve beyin hızları (zekanın bir alt testi) yüzde birlik dilimde 27. sıraya koydu. Çocukların ailelerinin eğitim düzeyi ise ortalama olarak liseden terktiler. Bu çocuklar her eğitim politikasının hedeflemeyi umduğu ve her sorumluluk duyan liderin onları nasıl geliştireceği hakkında üzerinde düşündüğü çocuklardı.
Haftada iki kere, çocuklar bu oyunlarla 1 saat 15 dakika oynadılar. Her 15 dakikada bir çocuklar beyinlerinin yeni bir şeyle meşgul olmalarını sağlamak için yeni bir oyunun bulunduğu masaya geçtiler. (Nörologlar oturumların eğlenceli olmasının önemli olduğunu düşünüyorlardı.) Sadece 8 hafta sonra, toplam 20 saatlik oynama süresi sonunda Bunge’nin ekibi çocukların zekalarını yeniden test ettiler. Özellikle çocukların mantıklı düşünme yeteneklerini merak ediyorlardı. Zekayla ilgili klasik teorilere göre, mantıklı düşünme yeteneği hem zekanın temel elemanı hem de değiştirilmesi en zor olanıydı. Allyson Mackey, Bunge’nin çalışmayı denetleyen öğrencisi, en fazla 3 – 6 puan arasında bir ilerleme görebileceğini düşündü.
Bunge, yetişkinlerle yaptığı eğitim çalışmalarından sadece sınırlı bir gelişmenin mümkün olduğunu bildiklerini söyledi. Fakat gelişme çok büyüktü. Çocukların mantıklı düşünme puanları, ortalama %32 artmıştı. Bu oran IQ standartları açısından düşünüldüğünde çocukların IQ su ortalama 13 puanlık bir artış göstermişti. Bu artışın değerini daha iyi algılamamız açısından şu bilgiyi vermemiz gerekir: bir çocuğun IQ su bütün bir okul yılı süresince normalde 12 puan artar. Bunge ve Mackey çocuklara tam olarak hedeflenen oyunları vererek yalnızca 20 saatlik oyun oynama süresinde bu puanı geçti.
Nörologların hedefi yalnızca mantıklı düşünme yeteneği değildi. Bunge’nin ekibi zekanın diğer bir elemanı ile de ilgileniyorlardı, işlem hızı. Böylece aynı zamanda, ikinci bir grup oyun daha oluşturuldu ve ikinci bir grup çocuk öğleden sonralarını bu sınıfta geçirdiler. Mackey bu oyunların hafıza ve strateji değil sadece hızlı görsel tanıma gerektirdiğini söyledi. Bu oyunlar Spoons ve Speed gibi geleneksel kart oyunları, video oyunu Brickbuster, kutu oyunu Blink ve çocukların 25 adet plastik şekli başlangıç noktasının içine 1 dakikadan daha az sürede itmelerini gerektiren Perfection dı.
8 hafta sonra, bu çocukların da düşünme puanları test edildi. Hız için eğitilen çocuklar işlem hız puanlarının %27 sıçradığını gördüler. Ortalamanın oldukça altında başlayıp çabucak ortalamanın hayli üzerine ulaşmışlardı. Futbolda bir atasözü ‘hızı öğretemezsin’ dir. Bu söz beyin için geçerli değil gibi gözüküyor.
Her grubun gelişmeleri çalıştıkları alan ile ilişkili olması nedeni ile oyunların bu sonuca yol açtığı çok açıktı. Hız grubu mantıksal düşünme yeteneği konusunda yok denecek ölçüde yarar sağladı. Mantıksal düşünme oyunları ile çalışanlar (ve mantıksal düşüncesini geliştirenler) hız konusunda hiçbir kazanımda bulunamadı. İki grup da hafızanın çalışması ile ilgili bir gelişme kaydetmedi. Bu aynı zamanda tüm ölçekli zeka için tek bir alanda değil her alanda çalışma yapılması gerektiğini akla getirmektedir. Bunge zekanın bütün parçalarının şekillendirildiği sonucuna vardı. Bu parçaların hepsi beyindeydi ve beynin bütünü istenilen şekle konulabilme özelliğini göstermekteydi. Bazı bölgelerin diğerlerinden daha çok veya daha az şekil verilebilir olduğunu gösteren bir kanıt yoktur. Zekanın bazı elemanlarının diğerlerinden daha sabit olduğu varsayımı yeni bilim tarafından desteklenmemektedir.
Bunge’nin ekibi elde ettikleri sonuçlardan heyecanlanarak yeni deneylerle bu konu üzerinde çalışmalara devam ediyorlar. Halen Kuzey Kaliforniya’da bu çalışmalara katılacak daha çok okul arıyorlar. İlk çalışma çocukların beyinleri oyunlardan önce ve sonra taranarak tekrar yapılıyor. Bunge nöronlarda 8 hafta içinde neyin değiştiğini öğrenmeyi umuyor. Oyunlardaki görevlerin kullandığı beynin belirli bölgelerinde daha yoğun çalışma beklenirken, bu oyunlarda kullanılmayan beyin bölgelerinde daha az hareket bularak daha verimli olmaya yönelik bir sistem bulacağını düşünüyor. Aynı zamanda sinirlerin oluşturduğu ağı daha hızlı yaparak ön lob ve yan kafa lobun birlikte nasıl çalıştığını, beynin bu iki bölgesini birleştiren sinirlerdeki bir fiziksel değişimi bile bulabilir.
Belki Bunge’nin verilerindeki en önemli bulgu oyunlarla yapılan çalışmaların ihtiyacı en çok olan çocuğa en çok yardımda bulunduğudur. Seviye olarak çocuk ne kadar aşağıdan başladıysa bilişsel gelişimi o kadar hızlı ve fazla oldu. Bu eğitim yoluyla yapılmaya çalışılan faaliyetlerde oldukça nadir görülür. Genellikle en çok faydalananlar zeki çocuklardır ve başlangıçta mücadele eden çocuklar hayli geride kalır. Daha küçük sınıflar, öğretmen eğitimi, özel okullar ve tüm gün programları gibi geniş çaplı eğitim reformlarının milyonlarca dolarlık maliyetleri vardır.
Kaynak
http://blog.newsweek.com/blogs/nurtureshock/archive/2009/12/10/new-research-13-christmas-gifts-13-point-gain-in-kids-iq.aspx
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Eğitim Danışmanı
Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
3 Temmuz 2010 Cumartesi
Bebeklerin Zekası Nasıl Geliştirilir?
Bebekler dünyaya geldiklerinde beyinlerinde yüz milyarlarca nöron (Sinir hücresi) bulunmaktadır.Doğumdan ilk altı aya kadar olan dönemde insan beyninde nöronların en çok olduğu dönemdir.0-6 aylık dönem insan yaşamında bir daha yaşanmayacak özel bir dönemdir.6.ay bittikten sonra insan beynindeki nöronlar birer birer ölmeye başlar.İngiliz bilim adamlarının şöyle bir araştırması var.6 aydan küçük ve 9 aydan büyük bebeklerden oluşan iki grup alınıyor.İki gruba da birbirinin tıpatıp aynı olan primat (Bir hayvan) resimleri gösteriliyor.Bebeklere sürekli, aynı görünen fakat birbirinden farklı olan primatlar gösteriliyor.İlk olarak bütün bebekler primat resimlerine dikkatlerini dağıtmadan bakıyorlar.Araştırmacılar aynı şeyi farklı bir yüzle denediklerinde çarpıcı bir sonuç alınıyor.Daha büyük olan bebekler yeni yüze bakmıyor, canları sıkılıyor.Primatlar birbirinin aynı gibi göründüğü için daha önce gördüklerini düşünüyorlar.İki yüz arasındaki farkı göremiyorlar.Altı ayın altındaki bebeklerin buna verdikleri tepki, büyük bebeklerden çok farklıymış.Sanki büyülenmiş gibiymişler.Çünkü yeni bir yüzün farklı bir makiye ait olduğunu görmüşler.Ancak insanların dünyasında yaşayabilmeleri için bu sıra dışı yeteneği kaybetmek zorundalar.Bir bebeğin beynini bir yetişkin beynine dönüştüren nedir? Bu sorunun yanıtı beynimizin diğer insanlarla iletişim kurma yeteneğini nasıl geliştirdiğine dair çok şey söylüyor.
Bir bebeğin beyni çim tohumları dolu bir tepsiye benzer.Her tohum farklı bir göreve ait bağlantıyı yada sinapsı (sinirsel bağ) temsil eder.Doğduğumuz andan itibaren beynimizdeki nöronlar arasında bağlantılar oluşmaya başlar.Bebekler doğduklarında bir yetişkinin 1,5 katı kadar sinapsa sahip olarak doğarlar. Buda onlara primat resimlerini ayırt etmek gibi asla ihtiyaç duymayacakları özel yetenekler verir.Böylece beynin çok fazla sinapsı olur.Ancak bu sinapslar uzmanlaşmalıdır.Beynimizde hangi bağlantıların yaşayacağı yada hangilerinin öleceği kime baktığımıza bağlıdır.Bebekler neredeyse sadece insan yüzlerine bakarak büyürler.Onlarla ilişkili bağlantılar yaşamaya ve gelişmeye devam eder. Kullanılmayan bağlantılar kaybedilmeye başlar.Primat yüzlerini ayırt etme yeteneği de dahil.Bu da insan yüzlerini ayırt etme özelliğinin on ay içinde çok iyi seviyeye geldiğini gösterir.Bu da insan ilişkilerinde uzmanlaştıklarını gösterir.
Bebeklerin hayatlarının hiçbir döneminde bir daha elde edemeyecekleri bu özel yeteneklerini kaybetmemelerini nasıl sağlayabiliriz?
Bebeklerinin zekasını geliştirmek isteyen anne babalara öneriler
• Sinir hücrelerinin oluşmaya başladığı erken dönemlerde bebeğinizin görsel uyarılara ihtiyacı vardır ve bu konuda yapılan pratik hareketler çok önemlidir.Bu nedenle bebekler farklı görsel uyarıcı bombardımanına tutulmalıdır.
• Bebeğinizin yüzüne gülümseyerek vücuduna masaj yapın,gözlerinin içine bakarak ismini söyleyin
• Bebeğiniz ile direk olarak konuştuğunuz esnada onu yüzünüze yakın tutunuz ve gözlerinin içine bakınız.
• Bebeğinizin karyolasının yanına bir teyp koyunuz, Çalmak için ninni veya yumuşak bir fon müziği seçin.İçerisinde tekrarın çok olduğu melodiler bebek için çok dinlendiricidir çünkü bu, bebeklerin ana rahminde duydukları sese benzer melodidir
• Çamaşır veya bulaşık makinesinin sesini teybe kaydederek bebeğinize dinletin.Bu ses ana rahminde bebeğin duyduğu seslere benzer.Bu sesleri bebek dinlerse beyindeki nöronlar ölmeyecek bağlantılar gelişecektir.
• Bebeğinizi vücudunun bölümlerinden (dirsek, parmak, ense v.b. ) kavrayarak hafif sallayınız. Bebekler bundan çok hoşlanırlar.
• Bebeğimizi biz nasıl besler ve ona nasıl davranırsak yetişkin olduğunda üzerinde derin etkileri olacaktır. Bu oyun bebeğinizin güvende ve emin hissetmesini sağlar.
• Bebek ağlamadan istek duymadan onu beslemememiz gerekmektedir.Bu kişiliğini olumsuz etkilemektedir.Ağlamadan beslenen çocuklar sürekli hazıra konan yetişkin gibidirler.
• Bebeğinizin duyma ve görme duyularının gelişimi için farklı yüz ifadeleri yapın ve sesler çıkarın.
• Bebeğinizi farklı kumaşlar ile okşayınız veya sarınız.(Vücudunun farklı kumaşlara dokunmasını sağlayın
• Bebeğinizin farklı kokuları almasına imkânlar sağlayınız. Dışarı çıkın ve bir gül koklatınız veya taze yeni kesilmiş bir portakal koklamasına yardımcı olunuz.
• Eğer odaya hareketli ve odada gölge oluşturabilecek nesneler ayarlayabilirseniz bu bebeğinizin görme yetisinin gelişimine yardımcı olacaktır.
• Bebeğinizin altını değiştirirken onunla iletişim kurun ve şarkı söyleyiniz.
• Zaman zaman sesinizi değiştiriniz. Onunla konuşurken yüksek, alçak, yumuşak ve şarkı söyleme modunda sesler kullanınız.
• Farklı renklerde çeşitli oyuncakları alınız ve sırasıyla oyuncakları ileri geri bebeğinizin önünde onun görme yetisine uyarılar gönderecek şekilde hareket ettiriniz.
• Kısa ve tekrarlanan ifadeler bebeğin dil gelişimini hızlandırır.
• İşaret ve orta parmağınızı kullanarak bebeğinizin farklı bölgelerine yavaşça vurunuz. Vururken de vurduğunuz bölümün adını söyleyiniz.
• Sevgi ile yapılan bebek bakımı beyini ve zekânın olumlu şekilde gelişmesini destekler
• Bebeğin omurilik bölgesine yapılan masajın zeka gelişimine çok büyük katkısı vardır.
• Bebeğinizin kol ve bacaklarına yaptığınız egzersizler kas ve motor hareketlerin gelişimine yardımcı olacaktır.
• Coşkulu konuşmalar bebeğin duygusal ifadelerini cesaretlendirir. Ve böylelikle bebeğinizin hatırlama yetisine yardımcı kimyasallar ortaya çıkarır. Zekâ gelişimine önemli katkıda bulunur.
• Dil gelişimine yardımcı şarkılar ve parmak oyunları beynin gelişimi açısından çok önemlidir.
• Bebeğinizle her oyun oynadığınızda beyindeki hücreler arasında bağlantılar oluşacak, güçlenecek ve bebeğin gelecekteki yaşamında büyük etkisi olacaktır. Bu bağlantıların ileriki yaşlarda oluşması daha zordur.
• İpe dizilmiş boncuklar, bebekler için oynanan saklama türü oyunlar bebeğinizin motor, beceri ve dil gelişimine katkı sağlar.
• İnteraktif oyunlar bebeğinizin gelecek yaşamlarında karşılaşacakları daha karmaşık durumlara hazır hale gelmelerini sağlarlar.
• Bebeğinizi tutma, onu havada hafifçe sallama beynine onun büyümesini sağlayan hormonların açığa çıkmasına yardımcı olur.
• Bebek ne kadar erken müzik ile tanışırsa o kadar çok öğrenmeye potansiyeli artacaktır. Birçok kelime ile devamlı bir şekilde karşılaşmış bebekler üç yaşına geldiklerinde dili çok akıcı konuşabilirler. Fakat dil deneyimleri az olan bunlardan uzak olan bebekler dil konusunda gelişimleri yavaş olacaktır.
• Bebeğinizi sallamanız onu kucaklamanız rahatlık verecek ve beyin gelişimine yardımcı olacaktır.
• Bebeklere dokunma ve sarılma onların sindirimin daha kolay olmasını hızlandırır.
• Bebek beyni her dildeki farklı sesleri ayırt edebilecek bir kapasiteye sahiptir.10 aylık olduktan sonra yabancı sesleri kendi öz dilinden ayırt eder ve kendi öz diline odaklanır.
• Çok konuşan çocuklar karmaşık dil yapılarını daha kolay öğrenebilme kapasitelerini geliştirir
• Bebeğinize sesli olarak kitap okuma ona verebileceğiniz en güzel hediyedir
• Bebeğinizi alıp bir süpermarkete gitmek güzel bir deneyim olacaktır.
• Beyin hayatımız boyunca öğrenme kapasitesine sahiptir ve öğrenme süreci devam etmektedir. Hiçbir dönem, öğrenmenin mükemmel gerçekleştiği bu döneme eşit değildir.
Kaynakça
125 Brain Games for Babies by Jackie Silberg
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
Bir bebeğin beyni çim tohumları dolu bir tepsiye benzer.Her tohum farklı bir göreve ait bağlantıyı yada sinapsı (sinirsel bağ) temsil eder.Doğduğumuz andan itibaren beynimizdeki nöronlar arasında bağlantılar oluşmaya başlar.Bebekler doğduklarında bir yetişkinin 1,5 katı kadar sinapsa sahip olarak doğarlar. Buda onlara primat resimlerini ayırt etmek gibi asla ihtiyaç duymayacakları özel yetenekler verir.Böylece beynin çok fazla sinapsı olur.Ancak bu sinapslar uzmanlaşmalıdır.Beynimizde hangi bağlantıların yaşayacağı yada hangilerinin öleceği kime baktığımıza bağlıdır.Bebekler neredeyse sadece insan yüzlerine bakarak büyürler.Onlarla ilişkili bağlantılar yaşamaya ve gelişmeye devam eder. Kullanılmayan bağlantılar kaybedilmeye başlar.Primat yüzlerini ayırt etme yeteneği de dahil.Bu da insan yüzlerini ayırt etme özelliğinin on ay içinde çok iyi seviyeye geldiğini gösterir.Bu da insan ilişkilerinde uzmanlaştıklarını gösterir.
Bebeklerin hayatlarının hiçbir döneminde bir daha elde edemeyecekleri bu özel yeteneklerini kaybetmemelerini nasıl sağlayabiliriz?
Bebeklerinin zekasını geliştirmek isteyen anne babalara öneriler
• Sinir hücrelerinin oluşmaya başladığı erken dönemlerde bebeğinizin görsel uyarılara ihtiyacı vardır ve bu konuda yapılan pratik hareketler çok önemlidir.Bu nedenle bebekler farklı görsel uyarıcı bombardımanına tutulmalıdır.
• Bebeğinizin yüzüne gülümseyerek vücuduna masaj yapın,gözlerinin içine bakarak ismini söyleyin
• Bebeğiniz ile direk olarak konuştuğunuz esnada onu yüzünüze yakın tutunuz ve gözlerinin içine bakınız.
• Bebeğinizin karyolasının yanına bir teyp koyunuz, Çalmak için ninni veya yumuşak bir fon müziği seçin.İçerisinde tekrarın çok olduğu melodiler bebek için çok dinlendiricidir çünkü bu, bebeklerin ana rahminde duydukları sese benzer melodidir
• Çamaşır veya bulaşık makinesinin sesini teybe kaydederek bebeğinize dinletin.Bu ses ana rahminde bebeğin duyduğu seslere benzer.Bu sesleri bebek dinlerse beyindeki nöronlar ölmeyecek bağlantılar gelişecektir.
• Bebeğinizi vücudunun bölümlerinden (dirsek, parmak, ense v.b. ) kavrayarak hafif sallayınız. Bebekler bundan çok hoşlanırlar.
• Bebeğimizi biz nasıl besler ve ona nasıl davranırsak yetişkin olduğunda üzerinde derin etkileri olacaktır. Bu oyun bebeğinizin güvende ve emin hissetmesini sağlar.
• Bebek ağlamadan istek duymadan onu beslemememiz gerekmektedir.Bu kişiliğini olumsuz etkilemektedir.Ağlamadan beslenen çocuklar sürekli hazıra konan yetişkin gibidirler.
• Bebeğinizin duyma ve görme duyularının gelişimi için farklı yüz ifadeleri yapın ve sesler çıkarın.
• Bebeğinizi farklı kumaşlar ile okşayınız veya sarınız.(Vücudunun farklı kumaşlara dokunmasını sağlayın
• Bebeğinizin farklı kokuları almasına imkânlar sağlayınız. Dışarı çıkın ve bir gül koklatınız veya taze yeni kesilmiş bir portakal koklamasına yardımcı olunuz.
• Eğer odaya hareketli ve odada gölge oluşturabilecek nesneler ayarlayabilirseniz bu bebeğinizin görme yetisinin gelişimine yardımcı olacaktır.
• Bebeğinizin altını değiştirirken onunla iletişim kurun ve şarkı söyleyiniz.
• Zaman zaman sesinizi değiştiriniz. Onunla konuşurken yüksek, alçak, yumuşak ve şarkı söyleme modunda sesler kullanınız.
• Farklı renklerde çeşitli oyuncakları alınız ve sırasıyla oyuncakları ileri geri bebeğinizin önünde onun görme yetisine uyarılar gönderecek şekilde hareket ettiriniz.
• Kısa ve tekrarlanan ifadeler bebeğin dil gelişimini hızlandırır.
• İşaret ve orta parmağınızı kullanarak bebeğinizin farklı bölgelerine yavaşça vurunuz. Vururken de vurduğunuz bölümün adını söyleyiniz.
• Sevgi ile yapılan bebek bakımı beyini ve zekânın olumlu şekilde gelişmesini destekler
• Bebeğin omurilik bölgesine yapılan masajın zeka gelişimine çok büyük katkısı vardır.
• Bebeğinizin kol ve bacaklarına yaptığınız egzersizler kas ve motor hareketlerin gelişimine yardımcı olacaktır.
• Coşkulu konuşmalar bebeğin duygusal ifadelerini cesaretlendirir. Ve böylelikle bebeğinizin hatırlama yetisine yardımcı kimyasallar ortaya çıkarır. Zekâ gelişimine önemli katkıda bulunur.
• Dil gelişimine yardımcı şarkılar ve parmak oyunları beynin gelişimi açısından çok önemlidir.
• Bebeğinizle her oyun oynadığınızda beyindeki hücreler arasında bağlantılar oluşacak, güçlenecek ve bebeğin gelecekteki yaşamında büyük etkisi olacaktır. Bu bağlantıların ileriki yaşlarda oluşması daha zordur.
• İpe dizilmiş boncuklar, bebekler için oynanan saklama türü oyunlar bebeğinizin motor, beceri ve dil gelişimine katkı sağlar.
• İnteraktif oyunlar bebeğinizin gelecek yaşamlarında karşılaşacakları daha karmaşık durumlara hazır hale gelmelerini sağlarlar.
• Bebeğinizi tutma, onu havada hafifçe sallama beynine onun büyümesini sağlayan hormonların açığa çıkmasına yardımcı olur.
• Bebek ne kadar erken müzik ile tanışırsa o kadar çok öğrenmeye potansiyeli artacaktır. Birçok kelime ile devamlı bir şekilde karşılaşmış bebekler üç yaşına geldiklerinde dili çok akıcı konuşabilirler. Fakat dil deneyimleri az olan bunlardan uzak olan bebekler dil konusunda gelişimleri yavaş olacaktır.
• Bebeğinizi sallamanız onu kucaklamanız rahatlık verecek ve beyin gelişimine yardımcı olacaktır.
• Bebeklere dokunma ve sarılma onların sindirimin daha kolay olmasını hızlandırır.
• Bebek beyni her dildeki farklı sesleri ayırt edebilecek bir kapasiteye sahiptir.10 aylık olduktan sonra yabancı sesleri kendi öz dilinden ayırt eder ve kendi öz diline odaklanır.
• Çok konuşan çocuklar karmaşık dil yapılarını daha kolay öğrenebilme kapasitelerini geliştirir
• Bebeğinize sesli olarak kitap okuma ona verebileceğiniz en güzel hediyedir
• Bebeğinizi alıp bir süpermarkete gitmek güzel bir deneyim olacaktır.
• Beyin hayatımız boyunca öğrenme kapasitesine sahiptir ve öğrenme süreci devam etmektedir. Hiçbir dönem, öğrenmenin mükemmel gerçekleştiği bu döneme eşit değildir.
Kaynakça
125 Brain Games for Babies by Jackie Silberg
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
28 Mayıs 2010 Cuma
Üstün Zekalı Dahi Çocuklar Yaz Okulu
Bilgi Üniversitesi ve Üstün Zekalılar Enstitüsü İşbirliği ile
ÜSTÜN ZEKALILAR ENSTİTÜSÜ YAZ OKULU
Tüm Dünya’da üstün zekalı, dahi çocuklara uygulanan programlara baktığımızda üniversitelerde uygulanan yaz okullarının çok büyük öneme sahip olduğunu görürüz. Yaz tatillerini etkili ve verimli geçirmek isteyen üstün zekalı çocuklar, üniversitenin muhteşem imkanlarından faydalanarak, bilime ve teknolojiye olan merak duygularını uygulamalı olarak artırarak, zeka ve yetenek alanlarını geliştirmektedirler.
Türkiye’de ilk defa İstanbul’da Bilgi Üniversitesinde uygulanacak olan programımız Üstün zekalı, dahi çocuklara Dünya’da en iyi yaz okulu programlarını sunan çözüm ortağımız SIG eğitim müfredat programları örnek alınarak hazırlanmıştır. Eğitim program içeriği ve kullanılacak eğitim materyalleri Amerika’dan getirtilmiştir.
Tarih : 1. Dönem 5 Temmuz – 30 Temmuz
2. Dönem 2 Ağustos – 27 Ağustos
Eğitim : Hafta içi her gün 09:30 – 16:45 saatleri
Yer : İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü
Yaş Grupları : 6 - 12 yaş
Ücret : 1300 TL
Banka : Garanti Bankası,
IBAN NO : TR20 0006 2000 4030 0006 2013 02
Hesap Adı : İstanbul Bilgi Üniversitesi
Ücretin Kapsamı : Akademik program + kitap, eğitim materyalleri + Sertifika
Not : Ödemelerde kredi kartı kabul edilmektedir.
Kontenjan sınırlı sayıdadır
EĞİTİM PROGRAMI
Hafta içi uygulanan program
Sabah Sporu
Düşünme Becerileri,Liderlik,Drama,Zometool,Düşünme Becerileri
Yabancı Dil İng/İsp/Rusca
YEMEK & DİNLENME
Yaratıcılık
Bilim Atölyesi
Spor/Eğlence Zeka Oyunları
DERS İÇERİKLERİ
YARATICILIK & MUCİTLİK
Yaratıcılık ve mucitlik atölyesi kapsamında aşağıdaki konular üstün zekalıların eğitimi konusunda dünyaca ünlü Creative Learning Press, Critical Thinking Co, Tin Man Press gibi yayınevlerinin kaynakları kullanılarak işlenir.
Eğitim Kapsamında
Akıcı Düşünme
Esnek Düşünme
Orijinal Düşünme
Zenginleştirme
Eleştirel Düşünme
Yaratıcı Problem Çözme
Gelecek Problemleri Çözme
Gelecek Tasarımcılığı
Beyin Fırtınası Çalışmaları
Yaratıcı Yazın
Belgesel Gösterimleri
ZEKA OYUNLARI
Bu kurs kapsamında Amerikan Ulusal Üstün Zekalılar Birliği ve Uluslararası zeka oyunu üreticilerinin ve ailelerin ödüllendirdiği zeka oyunları kullanılacaktır.
Eğitim Kapsamında
Matematik Oyunları
Fen Bilimleri Oyunları
Yaratıcılık Oyunları
Düşünce Becerileri Oyunları
Beyin Fırtınası Oyunları
Tasarım Oyunları
Manyetik Oyunlar
Puzzlelar
Kelime Oyunları
Strateji Oyunları
Dikkat Oyunları
Ahşap Oyunlar
BİLİM ATÖLYESİ
Bilim atölyesinde çocuklar kendi bedenlerini keşfedip bir makine gibi algılayacak, elektronları yakından tanıyacak, elektriğin sihirli dünyasına yolculuk yapacak, mıknatıslar, kablolar, piller, ışıklar, robotlar ve pek çok bilimsel araç gereçle yaşayarak öğrenmenin keyfini yaşayacaklardır.
Eğitim Kapsamında
· Yeşil Enerji Tanım ve kaynakları hakkında bilgi alma
· Işığı Canlandırma
· Piller, Kablolar, motorlar, lambalar ve dirençlerle yaratıcılıklarını sergileyerek projeler üretme
· Elektrik Devresi yapma
· Binlerce Volta Dokunma
· Elektrik enerjilerini kendileri üretme ve kendi yeni enerji projeleri icat etme.
· Kilden seramikler, kablolardan heykeller yapma
· Duvara sanat çalışmaları yapma
· Pil olma
· Çılgın Robotlar Yapma
· Manyetik Heykeller Yapma
YABANCI DİL
Çocukların çok kolay bir şekilde dil öğrenebilme yetenekleri çoğu kişinin dikkatini çekmiştir. Niçin çocuklar kolay bir şekilde dil öğrenme yeteneğine sahiptirler? Çocuklar için çocukluk çağı yabancı dil öğrenme açısından hayati öneme sahiptir. Doğumdan itibaren çocuğun beynindeki nörofizyolojik mekanizma çok faaldir ve bu mekanizmanın yardımıyla dil otomatik olarak beyne kaydedilmektedir. Çocuk duyduklarını adeta bir kasete kaydedercesine beynine kaydetmektedir. Çocukluk döneminden sonra bu mekanizma özelliğini kaybetmekte ve kayıt özelliği sona ermektedir. 4 haftalık yaz okulu programında öğrencilere 3 farklı dil seçeneği sunulmaktadır. Öğrenciler bu üç yabancı dilden birini seçerek temel düzeyde konuşma becerileri gelişecek farklı yabancı dillere olan ilgisi artacaktır.
Eğitim Kapsamında Seçmeli Yabancı Dil Seçenekleri
· İngilizce
· İspanyolca
· Rusça
LİDERLİK
Her insan dünyaya lider olarak gelmez. İnsan bulunduğu sosyal çevrede kendini doğal yaşantılarla keşfetmesiyle ve aldığı eğitimlerle liderlik olgusunu ortaya çıkarır. Geleceğe şekil verecek olan bireylerin belirlenip eğitilmesi günümüzde Dünya ve ülkemiz için hayati bir öneme sahiptir.
Uygulanacak liderlik eğitim programı Amerika’da yıllardır öğrencilere başarıyla uygulanmaktadır. Amerika’da başarıyla uygulanan liderlik programı Türkiye’de ilk defa Üstün Zekalılar Enstitüsü tarafından kültürümüze adapte edilmiş bir şekilde yaz okulunda kullanılmaya başlanacaktır. Liderlik Eğitimi kapsamında aşağıdaki ünite konuları interaktif bir şekilde işlenecektir.
· Liderlik nedir? Ne değildir? Beyin Fırtınası Çalışması
· Rol Modelleri
· Kendini tanıma, keşfetme
· Sezgisel Güç, Öngörü, Gelecek Bilimi, Dünyaya Bakış
· Görsel Betimleme
· Beden Dili, Konuşma, Yazma Becerileri
· Motivasyon
· Yönetim ve Organizasyon Becerileri
· Yaratıcı Problem Çözme
· Sen Lider Olsaydın!
DRAMA/FRP
FRP Fantastik Rol Oyunudur. Hayal gücü ve heyecanın, eğlence ile karıştırılması ile hazırlanır.
Doğaçlama sözlü tiyatro, doğaçlama hikaye yazma/anlatma ile pişirilir. İsteğe göre buz gibi soğuk veya lavlar kadar sıcak servis edilir. Liderliği, takım bilinci ile ortak problem çözmeyi, sorumluluk almayı, zayıf ya da güçlü özelliklerin gerçek hayatta nasıl yönetilebileceğini, fantastik bir diyardan başka nerede bu kadar eğlenceli öğrenebilirsiniz ki?
· Grup Yönetimi ve Sorumluluklar
· Çatışma Yönetimi
· Bulmacalar ile oyunlar
· Sabır ve azim
· Zayıf ve Güçlü Yönlerin Takım İçerisinde Kullanılması
· Takım Çalışması
· Hikaye Oluşturma
ZOMETOOL, BİLİMSEL TASARIM PROGRAMI
Geometrinin harika dünyasında oyunlarla dolaşmaya çıkacağız. Amacımız eğlenerek, kendi tasarımlarımızı yaparak öğrenmek. Geometri kâğıt üzerindeki kara çizgilerden kurtulacak ve rengârenk elle tutulabilen modeller olarak canlanacak. Çocuklar matematik ile doğanın ne kadar alakalı olduğunu gördüklerinde, etraflarına çok farklı bir gözle bakmaya başlayacaklar.
· Eflatun amcanın antik katıları ve temel yapılar
· 2 ve 3 Boyutlu kristaller,
· Simetri, Yansıma, Döndürme,
· Parmaklarınızdaki Altın oran ve doğanın matematiği
· Galaksilerden DNA'ya spiraller
· Fazlasıyla eğlenceli balon bilimi
DÜŞÜNCE BECERİLERİ
Düşünce Becerileri dersi kapsamında aşağıdaki konular üstün zekalıların eğitimi konusunda dünyaca ünlü Creative Learning Press, Critical Thinking Co, E.Paul Torrance, Tin Man Press gibi yayınevleri kaynakları kullanılarak işlenir. Amacı, öğrencileri bilişsel yönden geliştirmek olduğu gibi, onların görsel zekâ alanlarını, hafızalarını, dikkat becerilerini, el-göz koordinasyonunu ve kas gelişimini de sağlamak ve gerçek öğrenmenin temellerini çocuklarımıza kazandırmaktır. Bilişsel fonksiyonlarla ilgili farklı bir çalışmayla, doğru anlama yeteneği, üç boyutlu düşünebilme yeteneği, korunum ve değişmezlik ilkesi, problem çözme becerileri, görsel dönüştürebilme ve bütünleştirebilme yeteneği, dürtüselliği kontrol edebilme yeteneği, organizasyon becerisi, dikkatini yoğunlaştırabilme, mekânsal ilişkileri fark edebilme yetenekleri kazandırılmaya çalışılmıştır.
· Ne
· Ne Zaman
· Nasıl
· Ne Kadar
· Kelime Oyunları
· Bulmacalar
· Alışılmadık Sorular
· Benzerlikler
· Zıtlıklar
· Farklılıklar
· Eşleştirmeler
· Dizilimler
· Gruplama
· Çizim
· Tanımlamalar
· Görsel, İşitsel Zeka Çalışmaları
· Belgesel Gösterimleri
ÜSTÜN ZEKALILAR ENSTİTÜSÜ YAZ OKULU
Tüm Dünya’da üstün zekalı, dahi çocuklara uygulanan programlara baktığımızda üniversitelerde uygulanan yaz okullarının çok büyük öneme sahip olduğunu görürüz. Yaz tatillerini etkili ve verimli geçirmek isteyen üstün zekalı çocuklar, üniversitenin muhteşem imkanlarından faydalanarak, bilime ve teknolojiye olan merak duygularını uygulamalı olarak artırarak, zeka ve yetenek alanlarını geliştirmektedirler.
Türkiye’de ilk defa İstanbul’da Bilgi Üniversitesinde uygulanacak olan programımız Üstün zekalı, dahi çocuklara Dünya’da en iyi yaz okulu programlarını sunan çözüm ortağımız SIG eğitim müfredat programları örnek alınarak hazırlanmıştır. Eğitim program içeriği ve kullanılacak eğitim materyalleri Amerika’dan getirtilmiştir.
Tarih : 1. Dönem 5 Temmuz – 30 Temmuz
2. Dönem 2 Ağustos – 27 Ağustos
Eğitim : Hafta içi her gün 09:30 – 16:45 saatleri
Yer : İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü
Yaş Grupları : 6 - 12 yaş
Ücret : 1300 TL
Banka : Garanti Bankası,
IBAN NO : TR20 0006 2000 4030 0006 2013 02
Hesap Adı : İstanbul Bilgi Üniversitesi
Ücretin Kapsamı : Akademik program + kitap, eğitim materyalleri + Sertifika
Not : Ödemelerde kredi kartı kabul edilmektedir.
Kontenjan sınırlı sayıdadır
EĞİTİM PROGRAMI
Hafta içi uygulanan program
Sabah Sporu
Düşünme Becerileri,Liderlik,Drama,Zometool,Düşünme Becerileri
Yabancı Dil İng/İsp/Rusca
YEMEK & DİNLENME
Yaratıcılık
Bilim Atölyesi
Spor/Eğlence Zeka Oyunları
DERS İÇERİKLERİ
YARATICILIK & MUCİTLİK
Yaratıcılık ve mucitlik atölyesi kapsamında aşağıdaki konular üstün zekalıların eğitimi konusunda dünyaca ünlü Creative Learning Press, Critical Thinking Co, Tin Man Press gibi yayınevlerinin kaynakları kullanılarak işlenir.
Eğitim Kapsamında
Akıcı Düşünme
Esnek Düşünme
Orijinal Düşünme
Zenginleştirme
Eleştirel Düşünme
Yaratıcı Problem Çözme
Gelecek Problemleri Çözme
Gelecek Tasarımcılığı
Beyin Fırtınası Çalışmaları
Yaratıcı Yazın
Belgesel Gösterimleri
ZEKA OYUNLARI
Bu kurs kapsamında Amerikan Ulusal Üstün Zekalılar Birliği ve Uluslararası zeka oyunu üreticilerinin ve ailelerin ödüllendirdiği zeka oyunları kullanılacaktır.
Eğitim Kapsamında
Matematik Oyunları
Fen Bilimleri Oyunları
Yaratıcılık Oyunları
Düşünce Becerileri Oyunları
Beyin Fırtınası Oyunları
Tasarım Oyunları
Manyetik Oyunlar
Puzzlelar
Kelime Oyunları
Strateji Oyunları
Dikkat Oyunları
Ahşap Oyunlar
BİLİM ATÖLYESİ
Bilim atölyesinde çocuklar kendi bedenlerini keşfedip bir makine gibi algılayacak, elektronları yakından tanıyacak, elektriğin sihirli dünyasına yolculuk yapacak, mıknatıslar, kablolar, piller, ışıklar, robotlar ve pek çok bilimsel araç gereçle yaşayarak öğrenmenin keyfini yaşayacaklardır.
Eğitim Kapsamında
· Yeşil Enerji Tanım ve kaynakları hakkında bilgi alma
· Işığı Canlandırma
· Piller, Kablolar, motorlar, lambalar ve dirençlerle yaratıcılıklarını sergileyerek projeler üretme
· Elektrik Devresi yapma
· Binlerce Volta Dokunma
· Elektrik enerjilerini kendileri üretme ve kendi yeni enerji projeleri icat etme.
· Kilden seramikler, kablolardan heykeller yapma
· Duvara sanat çalışmaları yapma
· Pil olma
· Çılgın Robotlar Yapma
· Manyetik Heykeller Yapma
YABANCI DİL
Çocukların çok kolay bir şekilde dil öğrenebilme yetenekleri çoğu kişinin dikkatini çekmiştir. Niçin çocuklar kolay bir şekilde dil öğrenme yeteneğine sahiptirler? Çocuklar için çocukluk çağı yabancı dil öğrenme açısından hayati öneme sahiptir. Doğumdan itibaren çocuğun beynindeki nörofizyolojik mekanizma çok faaldir ve bu mekanizmanın yardımıyla dil otomatik olarak beyne kaydedilmektedir. Çocuk duyduklarını adeta bir kasete kaydedercesine beynine kaydetmektedir. Çocukluk döneminden sonra bu mekanizma özelliğini kaybetmekte ve kayıt özelliği sona ermektedir. 4 haftalık yaz okulu programında öğrencilere 3 farklı dil seçeneği sunulmaktadır. Öğrenciler bu üç yabancı dilden birini seçerek temel düzeyde konuşma becerileri gelişecek farklı yabancı dillere olan ilgisi artacaktır.
Eğitim Kapsamında Seçmeli Yabancı Dil Seçenekleri
· İngilizce
· İspanyolca
· Rusça
LİDERLİK
Her insan dünyaya lider olarak gelmez. İnsan bulunduğu sosyal çevrede kendini doğal yaşantılarla keşfetmesiyle ve aldığı eğitimlerle liderlik olgusunu ortaya çıkarır. Geleceğe şekil verecek olan bireylerin belirlenip eğitilmesi günümüzde Dünya ve ülkemiz için hayati bir öneme sahiptir.
Uygulanacak liderlik eğitim programı Amerika’da yıllardır öğrencilere başarıyla uygulanmaktadır. Amerika’da başarıyla uygulanan liderlik programı Türkiye’de ilk defa Üstün Zekalılar Enstitüsü tarafından kültürümüze adapte edilmiş bir şekilde yaz okulunda kullanılmaya başlanacaktır. Liderlik Eğitimi kapsamında aşağıdaki ünite konuları interaktif bir şekilde işlenecektir.
· Liderlik nedir? Ne değildir? Beyin Fırtınası Çalışması
· Rol Modelleri
· Kendini tanıma, keşfetme
· Sezgisel Güç, Öngörü, Gelecek Bilimi, Dünyaya Bakış
· Görsel Betimleme
· Beden Dili, Konuşma, Yazma Becerileri
· Motivasyon
· Yönetim ve Organizasyon Becerileri
· Yaratıcı Problem Çözme
· Sen Lider Olsaydın!
DRAMA/FRP
FRP Fantastik Rol Oyunudur. Hayal gücü ve heyecanın, eğlence ile karıştırılması ile hazırlanır.
Doğaçlama sözlü tiyatro, doğaçlama hikaye yazma/anlatma ile pişirilir. İsteğe göre buz gibi soğuk veya lavlar kadar sıcak servis edilir. Liderliği, takım bilinci ile ortak problem çözmeyi, sorumluluk almayı, zayıf ya da güçlü özelliklerin gerçek hayatta nasıl yönetilebileceğini, fantastik bir diyardan başka nerede bu kadar eğlenceli öğrenebilirsiniz ki?
· Grup Yönetimi ve Sorumluluklar
· Çatışma Yönetimi
· Bulmacalar ile oyunlar
· Sabır ve azim
· Zayıf ve Güçlü Yönlerin Takım İçerisinde Kullanılması
· Takım Çalışması
· Hikaye Oluşturma
ZOMETOOL, BİLİMSEL TASARIM PROGRAMI
Geometrinin harika dünyasında oyunlarla dolaşmaya çıkacağız. Amacımız eğlenerek, kendi tasarımlarımızı yaparak öğrenmek. Geometri kâğıt üzerindeki kara çizgilerden kurtulacak ve rengârenk elle tutulabilen modeller olarak canlanacak. Çocuklar matematik ile doğanın ne kadar alakalı olduğunu gördüklerinde, etraflarına çok farklı bir gözle bakmaya başlayacaklar.
· Eflatun amcanın antik katıları ve temel yapılar
· 2 ve 3 Boyutlu kristaller,
· Simetri, Yansıma, Döndürme,
· Parmaklarınızdaki Altın oran ve doğanın matematiği
· Galaksilerden DNA'ya spiraller
· Fazlasıyla eğlenceli balon bilimi
DÜŞÜNCE BECERİLERİ
Düşünce Becerileri dersi kapsamında aşağıdaki konular üstün zekalıların eğitimi konusunda dünyaca ünlü Creative Learning Press, Critical Thinking Co, E.Paul Torrance, Tin Man Press gibi yayınevleri kaynakları kullanılarak işlenir. Amacı, öğrencileri bilişsel yönden geliştirmek olduğu gibi, onların görsel zekâ alanlarını, hafızalarını, dikkat becerilerini, el-göz koordinasyonunu ve kas gelişimini de sağlamak ve gerçek öğrenmenin temellerini çocuklarımıza kazandırmaktır. Bilişsel fonksiyonlarla ilgili farklı bir çalışmayla, doğru anlama yeteneği, üç boyutlu düşünebilme yeteneği, korunum ve değişmezlik ilkesi, problem çözme becerileri, görsel dönüştürebilme ve bütünleştirebilme yeteneği, dürtüselliği kontrol edebilme yeteneği, organizasyon becerisi, dikkatini yoğunlaştırabilme, mekânsal ilişkileri fark edebilme yetenekleri kazandırılmaya çalışılmıştır.
· Ne
· Ne Zaman
· Nasıl
· Ne Kadar
· Kelime Oyunları
· Bulmacalar
· Alışılmadık Sorular
· Benzerlikler
· Zıtlıklar
· Farklılıklar
· Eşleştirmeler
· Dizilimler
· Gruplama
· Çizim
· Tanımlamalar
· Görsel, İşitsel Zeka Çalışmaları
· Belgesel Gösterimleri
10 Mayıs 2010 Pazartesi
11 Yaşındaki İsrailli Dahi Matematikçi
11 yaşındaki İsrail’li Aviel Boag’ın odasına bakıldığında, sessiz sakin oluşu,duvarlarında çeşitli posterlerin asılı oluşu, raflarda ve masanın üzerinde bir çok kitabın oluşu göze çarpmaktadır. Aviel’in odasında birde yazı tahtası bulunmakta. Tahtada yüzyıllardır çözülemeyen bir matematik problemi yazılı.Aviel, tahtada yazılı olan problemi henüz çözemediğini ancak boş zamanlarında çözmeye çalıştığını söylemekte. Problem çözmek Aviel’in çok hoşuna gidiyormuş. Bir gün bu soruyu çözen belki de ben olacağım diyor.
Geçen yıl dahil olduğu bir programla kendisi gibi üstün zekalı olan çocuklarla haftada 6 saat ileri matematik eğitimi alıyormuş. İsrail’de bulunan Bar- Ilan üniversitesi ile İsrail ileri matematik ve fen bilimleri araştırma merkezi tarafından başlatılan programa matematik ve fen bilimleri alanlarında üstün yetenekli öğrenciler kabul ediliyormuş. Aviel’in sınıfında kendisinden dört yaş büyük çocuklarda bulunmakta. Aviel sınıfın yaşı en küçük öğrencilerinden.
Gelecek yıl normalde Aviel ile aynı sınıfta olan fakat yaşı büyük çocuklar, üniversiteye kabul sınavına ve İsrail savunma kuvvetlerinin sınavlarına girecekmiş. Aviel’de bu sınavlara girmek istiyor. Fakat İsrail Milli Eğitim Bakanlığının üstün zekalılar araştırma birimi, yaptığı değerlendirmelerde Aviel’in biraz daha duygusal olarak olgunlaşması gerektiğini belirtmiş. Bakanlık ilerde duygusal problemler yaşamaması adına bu kararı vermiş.
Aviel Boag’ın matematiğe olan ilgisi çok küçük yaşlarda başlamış. Annesinden aldığı bir cep hesap makinesi ile işlemler yapmaya başlamış. Çeşitli sayıların çarpımlarını, kareköklerini ezberlemiş. Onun oyuncağı adeta hesap makinesi olmuş. Çocuklarının matematiğe olan ilgi ve yeteneğinin farkında olan anne baba, bu konuda onun ilgi alanını desteklemiş, matematikle ilgili bir çok kaynak almış. Öyle ki Aviel 1.sınıfa başladığında 3.sınıf düzeyinde matematik bilgisine sahipmiş. 2. sınıfa geldiğinde Aviel’e uygulanan programla 5.sınıf düzeyinde matematik bilgisine sahip olmuş. İsrail Milli Eğitim Bakanlığı üstün zekâlılar departmanı Aviel’e uygulanan testle dahi seviyesinde matematik yeteneği olduğunu saptamış. Testten sonra Aviel hemen özel bir programa alınmış.
İsrail Milli Eğitim Bakanlığı üstün zekalılar departmanı ile Bar- Ilan üniversitesi işbirliği ile İsrail’in 20 farklı bölgesinde başlatılmış özel bir program var. Programda her ders aralıksız 4 saat sürüyor. Bu programda özellikle matematiğe, analitik geometriye ve trigonometriye önem veriliyor. Program 3 yıl sürmekteymiş. Öğrencilerin programa 3 yıl boyunca devam edebilmeleri için her yılın sonunda yapılan sınavı geçmeleri gerekiyormuş.
Aviel’in söylediğine göre kendisinden yaşça büyük çocuklar zaman zaman onu rahatsız etmekteymiş. Onun defterini ve kitabını alıp, dalga geçip, daha sonra vermekteymişler. Aviel’de onunla dalga geçen çocuklara bir matematik denklemi yazıp onların çözmelerini istermiş. Denklemi çözemeyen çocuklar kitaplarını vermek zorunda kalırlarmış. Aviel’e göre arkadaşları arasında matematiği ondan daha iyi bilen birisi yok.
Aviel’in dahil olduğu program çok üstün zekalı çocukların dahil olabildiği bir program. Bar-Ilan üniversitesi rektörü Prof.Dr. Zvi Arad‘a göre bu programda eğitim gören çocuklar geçmişte olduğu gibi gelecekte de İsrail’in bilim ve teknolojide zirveye ulaşmalarını sağlayacak. Yaklaşık 25 yıl önce başlatılan program geçmişten günümüze İsrail’in Bilim insanlarını yetiştirmiş ve yetiştirmeye devam ediyormuş.
Her yıl bu programa onuncu sınıf öğrencileri arasında yapılan testlerde üç yüz civarında öğrenci kabul ediliyormuş. Aviel bu çocuklar arasında yaşı en genç olan çocuklar arasında imiş. Programı 3 yılsonunda başarıyla tamamlayan öğrencilere lisans diploması veriliyormuş.
Aviel’in babası Amir Telaviv Üniversitesi Elektrik mühendisliği bölümünde profesörmüş. Annesi Alona ise elektronik mühendisi imiş. Anne ve baba 1970‘li yıllarda Sovyetler birliğinden göç ederek İsrail’e yerleşmişler. Sovyetler birliğinde ilköğretimi okuyan anne ve baba ikisi de üstün zekalı olduğundan dolayı sınıf atlamışlar. Aviel’in küçük kız kardeşi Elia’da üstün zekalı olduğundan dolayı akademik olarak bir yıl önde gidiyor. Elia’da abisi gibi matematik alanında üstün yetenekli.
Anne ve baba Aviel’in ve kardeşinin matematiğe üstün yetenekli olduklarının çok iyi farkındalar. Mümkün olduğunca onların, yaşıtlarından ayrılmadan eğitim almaları gerektiğini düşünmekteler. Anne, baba çocukları kesinlikle zorlamamak gerektiğini, sadece onları teşvik etmek gerektiğini belirtiyor.
İsrail Milli Eğitim Bakanlığının 2009 verilerine göre Bar-Ilan Üniversitesi programı için 271 öğrenci belirlenmiş. İsrail üstün zekalı dahi çocukların erken yaşta tanımlanması amacıyla testler geliştirmiş, halende geliştirmeye devam ediyor.
Aviel’in arkadaşları onun matematik yeteneğini biraz kıskanıyor olsa da ona bu konuda destek veriyorlarmış.Bu destek Aviel’e çok iyi geliyormuş.
Aviel’in anlattığına göre Bar- Ilan üniversitesinde uygulanan özel programda bazen öyle sorular çözüyorlarmış ki cevap üç sayfayı geçebiliyormuş.Aviel’in diğer derslerinde de başarısı yüz üzerinden doksan beş yada yüzmüş. Aviel’in matematikten sonra en çok sevdiği ders beden eğitimi imiş.
Aviel’in yaşıtları şuanda ondalık kesirler konusundaymış. Ancak Aviel, ondalık kesirli işlemleri anasınıfındayken yapıyormuş. O Bar –Ilan üniversitesindeki programın kendisine iyi bir gelecek oluşturacağına inanıyor.
Ne diyelim darısı ülkemizdeki çocukların başına
Kaynak: http://www.haaretz.com
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Eğitim Danışmanı
Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
Geçen yıl dahil olduğu bir programla kendisi gibi üstün zekalı olan çocuklarla haftada 6 saat ileri matematik eğitimi alıyormuş. İsrail’de bulunan Bar- Ilan üniversitesi ile İsrail ileri matematik ve fen bilimleri araştırma merkezi tarafından başlatılan programa matematik ve fen bilimleri alanlarında üstün yetenekli öğrenciler kabul ediliyormuş. Aviel’in sınıfında kendisinden dört yaş büyük çocuklarda bulunmakta. Aviel sınıfın yaşı en küçük öğrencilerinden.
Gelecek yıl normalde Aviel ile aynı sınıfta olan fakat yaşı büyük çocuklar, üniversiteye kabul sınavına ve İsrail savunma kuvvetlerinin sınavlarına girecekmiş. Aviel’de bu sınavlara girmek istiyor. Fakat İsrail Milli Eğitim Bakanlığının üstün zekalılar araştırma birimi, yaptığı değerlendirmelerde Aviel’in biraz daha duygusal olarak olgunlaşması gerektiğini belirtmiş. Bakanlık ilerde duygusal problemler yaşamaması adına bu kararı vermiş.
Aviel Boag’ın matematiğe olan ilgisi çok küçük yaşlarda başlamış. Annesinden aldığı bir cep hesap makinesi ile işlemler yapmaya başlamış. Çeşitli sayıların çarpımlarını, kareköklerini ezberlemiş. Onun oyuncağı adeta hesap makinesi olmuş. Çocuklarının matematiğe olan ilgi ve yeteneğinin farkında olan anne baba, bu konuda onun ilgi alanını desteklemiş, matematikle ilgili bir çok kaynak almış. Öyle ki Aviel 1.sınıfa başladığında 3.sınıf düzeyinde matematik bilgisine sahipmiş. 2. sınıfa geldiğinde Aviel’e uygulanan programla 5.sınıf düzeyinde matematik bilgisine sahip olmuş. İsrail Milli Eğitim Bakanlığı üstün zekâlılar departmanı Aviel’e uygulanan testle dahi seviyesinde matematik yeteneği olduğunu saptamış. Testten sonra Aviel hemen özel bir programa alınmış.
İsrail Milli Eğitim Bakanlığı üstün zekalılar departmanı ile Bar- Ilan üniversitesi işbirliği ile İsrail’in 20 farklı bölgesinde başlatılmış özel bir program var. Programda her ders aralıksız 4 saat sürüyor. Bu programda özellikle matematiğe, analitik geometriye ve trigonometriye önem veriliyor. Program 3 yıl sürmekteymiş. Öğrencilerin programa 3 yıl boyunca devam edebilmeleri için her yılın sonunda yapılan sınavı geçmeleri gerekiyormuş.
Aviel’in söylediğine göre kendisinden yaşça büyük çocuklar zaman zaman onu rahatsız etmekteymiş. Onun defterini ve kitabını alıp, dalga geçip, daha sonra vermekteymişler. Aviel’de onunla dalga geçen çocuklara bir matematik denklemi yazıp onların çözmelerini istermiş. Denklemi çözemeyen çocuklar kitaplarını vermek zorunda kalırlarmış. Aviel’e göre arkadaşları arasında matematiği ondan daha iyi bilen birisi yok.
Aviel’in dahil olduğu program çok üstün zekalı çocukların dahil olabildiği bir program. Bar-Ilan üniversitesi rektörü Prof.Dr. Zvi Arad‘a göre bu programda eğitim gören çocuklar geçmişte olduğu gibi gelecekte de İsrail’in bilim ve teknolojide zirveye ulaşmalarını sağlayacak. Yaklaşık 25 yıl önce başlatılan program geçmişten günümüze İsrail’in Bilim insanlarını yetiştirmiş ve yetiştirmeye devam ediyormuş.
Her yıl bu programa onuncu sınıf öğrencileri arasında yapılan testlerde üç yüz civarında öğrenci kabul ediliyormuş. Aviel bu çocuklar arasında yaşı en genç olan çocuklar arasında imiş. Programı 3 yılsonunda başarıyla tamamlayan öğrencilere lisans diploması veriliyormuş.
Aviel’in babası Amir Telaviv Üniversitesi Elektrik mühendisliği bölümünde profesörmüş. Annesi Alona ise elektronik mühendisi imiş. Anne ve baba 1970‘li yıllarda Sovyetler birliğinden göç ederek İsrail’e yerleşmişler. Sovyetler birliğinde ilköğretimi okuyan anne ve baba ikisi de üstün zekalı olduğundan dolayı sınıf atlamışlar. Aviel’in küçük kız kardeşi Elia’da üstün zekalı olduğundan dolayı akademik olarak bir yıl önde gidiyor. Elia’da abisi gibi matematik alanında üstün yetenekli.
Anne ve baba Aviel’in ve kardeşinin matematiğe üstün yetenekli olduklarının çok iyi farkındalar. Mümkün olduğunca onların, yaşıtlarından ayrılmadan eğitim almaları gerektiğini düşünmekteler. Anne, baba çocukları kesinlikle zorlamamak gerektiğini, sadece onları teşvik etmek gerektiğini belirtiyor.
İsrail Milli Eğitim Bakanlığının 2009 verilerine göre Bar-Ilan Üniversitesi programı için 271 öğrenci belirlenmiş. İsrail üstün zekalı dahi çocukların erken yaşta tanımlanması amacıyla testler geliştirmiş, halende geliştirmeye devam ediyor.
Aviel’in arkadaşları onun matematik yeteneğini biraz kıskanıyor olsa da ona bu konuda destek veriyorlarmış.Bu destek Aviel’e çok iyi geliyormuş.
Aviel’in anlattığına göre Bar- Ilan üniversitesinde uygulanan özel programda bazen öyle sorular çözüyorlarmış ki cevap üç sayfayı geçebiliyormuş.Aviel’in diğer derslerinde de başarısı yüz üzerinden doksan beş yada yüzmüş. Aviel’in matematikten sonra en çok sevdiği ders beden eğitimi imiş.
Aviel’in yaşıtları şuanda ondalık kesirler konusundaymış. Ancak Aviel, ondalık kesirli işlemleri anasınıfındayken yapıyormuş. O Bar –Ilan üniversitesindeki programın kendisine iyi bir gelecek oluşturacağına inanıyor.
Ne diyelim darısı ülkemizdeki çocukların başına
Kaynak: http://www.haaretz.com
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Eğitim Danışmanı
Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
6 Mayıs 2010 Perşembe
Dünya Üstün Zekalılar Birliği Başkanı ile Röportaj
Bilgi Üniversitesi ve Üstün Zekalılar Enstitüsü, üstün zekalı çocukların fark edilmesi ve doğru eğitimi görebilmeleri için, eğitmenlere ve okul yöneticilerine yönelik bir sertifika programı başlattı. Programın açılış resepsiyonunda Dünya Üstün Zekalılar Birliği Başkanı Prof. Dr. Taisir Subhi Yamin konuşmacı oldu. Konuşmanın sonunda Prof. Yamin ile bir röportaj yapıldı.
Yetenek, üstün zeka ya da yaratıcılık... Bunlar doğuştan mı gelir? DNA'mızda mı var yani?
Bu konuda üç farklı görüş var. Bir kısım "genetik" diyor, bir kısım çevresel faktörlerin etkisini savunuyor. Bir de "ikisi de" diyenler var. Ben bu üçüncü gruba giriyorum. Genetik faktör kişinin bir potansiyeli olduğunu gösteriyor, çevresel faktörler de bu potansiyeli geliştiriyor. İkisi bir arada olunca ancak kişi üstün zekalı olabiliyor.
Kaç yaşlarında bir çocuğun üstün zekalı olup olmadığını anlarız?
Bu çocukları mümkün olduğu kadar erken keşfetmek bizim için çok önemli. 9 yaşından itibaren bazı çocuklara potansiyel üstün zekalı diyebiliriz.
Okullarda tarama
testi yapılmalı
Nasıl diyeceğiz peki?
Çocuğun performansını ölçebileceğimiz araçlar var. Öncelikle okullarda bu çocuklara tarama testi yapılmalı. Tarama testinde potansiyeli olan çocuklara IQ testi, yaratıcılık testi vs. uygulanmalı.
Evde bunu keşfetmenin yolu var mı?
Anne-babalar bu konuyla ilgili kitaplar okumalı, bu çocukları nasıl ayırt edebileceklerini öğrenmeliler.
Bize birkaç örnek verebilir misiniz?
Mesela 6 yaşında bir çocuk bir proje yaptığında, ortaya çıkan şey yaşıtı çocukların kapasitesinin yani ortalamanın çok üstündedir. Üstelik bunu diğerlerine göre çok daha çabuk yapar. Çok soru sorarlar. Başka insanların hayatı, dünya dışındaki yaşam, bizi nelerin hasta ettiği, ölünce ne olacağımıza dair konular üzerinde kafa yorarlar. Kendi yaşıtlarından daha büyük çocuklarla arkadaş olma eğilimindedirler. Kelime hazineleri çok geniştir. Bir yetişkin kadar düzgün cümlelerle konuşurlar. Bu tür davranışlar önemli ipuçlarıdır.
Peki çocuğun üstün zekalı olduğunu anladık. Nasıl bir eğitim görmeli bu çocuk?
Farklı. 5 yaşında okuma yazmayı kendi kendine söken çocuklar var. Ve bu çocuklar ilkokula başladığında tekrar okuma yazmayla karşılaşıyorlar. Düşünsenize onlar için ne sıkıcı. Bu çocukların eğitimi için evde, okulda, haftasonu ya da yaz tatilinde farklı programlar uygulanmalı. Bu çocukları önce ayırdetmek, sonra doğru eğitimi vermek için önce eğitmenler eğitilmeli.
Peki çocuk doğru eğitimi almazsa ne olur?
Birçok şey. Sosyal ve duygusal problemleri olan, arıza bir tip olabilir. Eğer bu kişileri siz meşgul tutmazsanız, onlar çevrelerini sorunlarıyla meşgul edecektir. Enerjilerini bir yere harcamak zorundadırlar çünkü. "Fark etmiyorsunuz ama biz buradayız" mesajıdır bu. Ya da kapasitelerinin altında işler yapabilirler. "Kimse beni umursamazsa, ben de kimseyi umursamam" deyip ortalama bir insan olarak kalmayı tercih ederler. "Tamam, insanlar bizi umursamıyor ama ben kendimi umursamalıyım" deyip kendilerine yatırım yapanlar vardır bir de... Bu kişiler iş hayatında çok başarılı olan, erken yaşlarda belli mevkilere gelen, liderlik güdüsü fazla olan kişilerdir. Yani hayata tutunmayı başaranlardır. Türkiye'yi terkedip, yurtdışında çalışmayı tercih eden üstün zekalı kişi sayısı da bir hayli fazla.
Bu kişilerin yüzdesi kaç?
Üstün zekalı kişilerin oranı popülasyonun yüzde 3'ü kadardır.
"Alt tarafı yüzde 3. O kadar da şart değil bu eğitim" diye yaklaşanlar var mı?
Tabii. Ve bu bakış açısı çok yanlış. Amerika'ya veya diğer gelişmiş ülkelerde üstün zekalıların eğitimine yönelik programlar olmasaydı, şu anda bulundukları yerlerde asla olamazlardı. Üstün zekalıların eğitimi bir ülkenin geleceğine en büyük yatırımdır. Gördüğümüz insanların büyük çoğunluğunun ortalama olması, bu gerçeği değiştirmez. Mesela bankacılık sektöründe milyonlarca kişi çalışmaktadır. Ama ihtiyacı gözlemleyerek yeni ürün üretebilen ya da sektöre yenilik getiren yaratıcı insanlar tüm çalışanların yüzde 2'si-3'ü kadardır. O yüzde 3 olmasa, sektör kendini geliştiremez ve sistem çöker. Hayatımıza hiçbir yenilik gelmez. O kadar önemli.
Ebeveynler bu çocuklara nasıl destek olmalı?
Bu da çok önemli. Doğru yaklaşım, yardım için mutlaka uzman desteğine ihtiyaçları var. Kendi başlarına yönetmeleri zor. İtiraf etmem gerek ki bu görev daha çok anneye düşüyor. Sonra da okul çok önemli.
Üstün zekalı
çocuklar harcanıyor
Siz üstün zekalı mısınız?
Üstün zekalı değilim. Ama üstün zekalı insanların gözümün önünde nasıl harcandığına şahit olmuş biriyim. Üniversitedeyken çok yüksek yetenekleri olan bir sıra arkadaşım vardı. Benden çok daha zekiydi. Tüm matematik problemlerini birkaç farklı yöntemle çözebiliyordu. Şu anda taksi şoförlüğü yapıyor. Bu beni çok üzen bir olaydır.
Türk insanlarının zekasını nasıl değerlendirirsiniz? Aziz Nesin'in meşhur bir lafı vardır "Türkler'in yüzde 60'ı aptal" diye...
O lafı bilmiyorum ama üstün zeka kavramını milletlere, ırklara, dinlere göre ayıramayız. Her toplumun yaklaşık % 3'ü üstün zekalıdır. Ancak Amerika'da bu yüzde 3 keşfedilerek eğitiliyor, Türkiye'de eğitilemiyor. Aradaki fark bu. Şunu da belirtmem gerek. Ben Ürdünlüyüm. Yani Arabım. Ama kökenim Türk. Bu topraklar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış topraklar. Çoğu Avrupalının da köklerine bakarsanız, bir Türklük bulursunuz.
Üstün zekalı bir Türk ismi verir misiniz bize?
Tarihe dönersiniz birçok üstün zekalı Türk görürsünüz, Mimar Sinan gibi... İsim vermek yanlış olur. Google'larsanız kim olduklarını siz bulursunuz. Çok ünlü Türk fizikçileri, matematikçileri, sanatçıları var.
Politikacıların zekası konusunda ne düşünüyorsunuz?
Sosyal zekaları var. Toplumun dinamiklerini biliyorlar. Kendi görüşleri, kendi ajandaları var. Güç kontrolü için bunlar olmak zorunda.
Üstün zekalı bir politikacı ismi verebilir misiniz?
Veremem. Üstün zekalı olup olmadıklarını anlamam için onlara test uygulamam gerekir.
Howard Gardner'ın çoklu zeka teorisine inanıyor musunuz? Türkiye'de bunu örnek alarak eğitim veren okullar var.
Hayır. Bu teoriyi ve Howard Gardner'ı benimseyen insanlarla sohbetlerimde hep çekişiriz. Bir teoriniz varsa, bunun araçları olmalıdır. Yani önce bir tarama metodu, sonra ölçme testi, sonra da eğitim programı. Gardner'ın teorisinde bunların hiçbiri yok. Hepsi havada. Bu teoriyi araçlara dökmek isteyen bir meslektaşım oldu ama başaramadı.
İleri zekalı
çocuklar da kollanmalı
Peki üstün zekalıların eğitimi okulların programına nasıl girecek?
Bir şekilde girmek zorunda. Hükümet insanların ihtiyacına göre bir eğitim sistemi oluşturmalı. Tüm öğrencilerin aynı beden kıyafeti giymesi gibi bir şey bu. Kimine bol gelir, kimine de dar. Zeka geriliği olan çocuklar için eğitim programları var Türkiye'de. Bu programları kıskandığımı itiraf etmeliyim. Zeka geriliği olan çocuk kollanıyor da, ileri zekalı olan niye kollanmıyor? Hiç adil değil.
Milli Eğitim Bakanlığı'na bir mesajınız var mı?
ICIE (Eğitimde Yaratıcılık Uluslararası Merkezi) ve (WCGTC) Dünya Üstün Zekalılar Birliği'ni temsilen, kendileriyle görüştüm. Türkiye'deki okullara bu programı getirmek istediğimizi anlattım. Ama bir cevap çıkmadı. Bunu eleştiri olarak algıladılarsa, bu onlara kalmış. Ama biz ülkenin iyiliği için bu programı getirmek istiyoruz ve hükümetle ortak bir çalışma yapmayı arzuluyoruz. Bilgi Üniversitesi'nin kapıları açması beni çok mutlu etti.
Türkiye'de üstün zekalılara yönelik eğitim veren okul yok yani...
Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu var ve yılda 24 tane üstün zekalı çocuk alıyor. Bunun haricinde bazı özel okullar hızlandırma programı uyguluyor bu çocuklara. Ama bunu Milli Eğitim'in programını baz alarak yapıyorlar. Mecburlar çünkü. Üstün zekalı çocukların bazıları 6 yaşında çarpmayı, bölmeyi çözmüş oluyor. Yani bu çocukların dördüncü sınıf düzeyinde eğitim görmesi lazım. Beyazıt Ford Otosan dahil, bunu yapan hiçbir okul yok Türkiye'de.
Üstün zeka ile yetenek arasındaki fark
Üstün zekalı: Yüksek IQ'ya sahip, öğrenme kapasitesi ve akılda tutma kapasitesi yüksek, olaylar arasındaki ilişkileri diğerlerinden önce kurabilen, kısmen yaratıcı, belli başlı davranış özellikleri olan kişiler. Mesela risk alırlar, yaratıcı fikirler üretirler.
Yaratıcı: Yaratıcı insanlar da üstün zekalıdır. Ama yaratıcılık özellikleri daha fazladır. Yeni fikirler, yeni ürünler üretirler, icat ederler, keşfederler.
Yetenekli: Bu kişiler üstün zekalı ya da yaratıcı değildir ama belli alanlarda çok yüksek başarılara sahiptir. Mesela çok yetenekli futbolcular, sokak ressamları ya da müzisyenler bunun örneği.
Üstün Zekalılar Enstitüsü Başkanı Murat Cebeci:
Biz keşfediyoruz, Bilgi Üniversitesi eğitiyor.
Bilgi Üniversitesi ile birlikte yapacağımız programlar şöyle:
1) İdareci Eğitimleri: Üstün zekalıların eğitimi, program ve müfredatın uygulanması, liderlik konuları... Toplam 140 saatlik bir program.
2) Öğretmen Eğitimleri: Üstün zekalılara yönelik eğitim materyalleri, eğitim modelleri, üstün çocukların tespit edilmesi, öğrencilerin problemleri... Toplam 180 saatlik bir program.
3) Yaz okulu: Sadece üstün zekalı çocukların kabul edileceği özel olarak tasarlanmış yaz okulu. Tabii yüzme, basketbol gibi spor aktiviteleri de olacak.
4) Çocuk Üniversitesi: Üstün zekalı çocukların üniversiteden kendilerine özel dersler almasını sağlayacak bir sistem. Bunun çalışmalarına devam ediyoruz.
İdareci ve öğretmen eğitimlerini, dünya çapında konusunda isim yapmış, alanlarının en uzman kişileri verecek. Bu eğitimlere bazı özel okullar katılacak. Milli Eğitim'e bağlı Bilim Sanat Akademileri'nin öğretmenlerinin de katılımını bekliyoruz. Üstün zekalılar eğitimi konusundaki en son teknolojiyi bu idareci ve öğretmenlerimize aktarmış olacağız. Yaklaşık 100 üstün zekalı çocuğa Bilgi Üniversitesi yaz okulu ve çocuk üniversitesinden faydalanma imkanı tanıyacak.
Yetenek, üstün zeka ya da yaratıcılık... Bunlar doğuştan mı gelir? DNA'mızda mı var yani?
Bu konuda üç farklı görüş var. Bir kısım "genetik" diyor, bir kısım çevresel faktörlerin etkisini savunuyor. Bir de "ikisi de" diyenler var. Ben bu üçüncü gruba giriyorum. Genetik faktör kişinin bir potansiyeli olduğunu gösteriyor, çevresel faktörler de bu potansiyeli geliştiriyor. İkisi bir arada olunca ancak kişi üstün zekalı olabiliyor.
Kaç yaşlarında bir çocuğun üstün zekalı olup olmadığını anlarız?
Bu çocukları mümkün olduğu kadar erken keşfetmek bizim için çok önemli. 9 yaşından itibaren bazı çocuklara potansiyel üstün zekalı diyebiliriz.
Okullarda tarama
testi yapılmalı
Nasıl diyeceğiz peki?
Çocuğun performansını ölçebileceğimiz araçlar var. Öncelikle okullarda bu çocuklara tarama testi yapılmalı. Tarama testinde potansiyeli olan çocuklara IQ testi, yaratıcılık testi vs. uygulanmalı.
Evde bunu keşfetmenin yolu var mı?
Anne-babalar bu konuyla ilgili kitaplar okumalı, bu çocukları nasıl ayırt edebileceklerini öğrenmeliler.
Bize birkaç örnek verebilir misiniz?
Mesela 6 yaşında bir çocuk bir proje yaptığında, ortaya çıkan şey yaşıtı çocukların kapasitesinin yani ortalamanın çok üstündedir. Üstelik bunu diğerlerine göre çok daha çabuk yapar. Çok soru sorarlar. Başka insanların hayatı, dünya dışındaki yaşam, bizi nelerin hasta ettiği, ölünce ne olacağımıza dair konular üzerinde kafa yorarlar. Kendi yaşıtlarından daha büyük çocuklarla arkadaş olma eğilimindedirler. Kelime hazineleri çok geniştir. Bir yetişkin kadar düzgün cümlelerle konuşurlar. Bu tür davranışlar önemli ipuçlarıdır.
Peki çocuğun üstün zekalı olduğunu anladık. Nasıl bir eğitim görmeli bu çocuk?
Farklı. 5 yaşında okuma yazmayı kendi kendine söken çocuklar var. Ve bu çocuklar ilkokula başladığında tekrar okuma yazmayla karşılaşıyorlar. Düşünsenize onlar için ne sıkıcı. Bu çocukların eğitimi için evde, okulda, haftasonu ya da yaz tatilinde farklı programlar uygulanmalı. Bu çocukları önce ayırdetmek, sonra doğru eğitimi vermek için önce eğitmenler eğitilmeli.
Peki çocuk doğru eğitimi almazsa ne olur?
Birçok şey. Sosyal ve duygusal problemleri olan, arıza bir tip olabilir. Eğer bu kişileri siz meşgul tutmazsanız, onlar çevrelerini sorunlarıyla meşgul edecektir. Enerjilerini bir yere harcamak zorundadırlar çünkü. "Fark etmiyorsunuz ama biz buradayız" mesajıdır bu. Ya da kapasitelerinin altında işler yapabilirler. "Kimse beni umursamazsa, ben de kimseyi umursamam" deyip ortalama bir insan olarak kalmayı tercih ederler. "Tamam, insanlar bizi umursamıyor ama ben kendimi umursamalıyım" deyip kendilerine yatırım yapanlar vardır bir de... Bu kişiler iş hayatında çok başarılı olan, erken yaşlarda belli mevkilere gelen, liderlik güdüsü fazla olan kişilerdir. Yani hayata tutunmayı başaranlardır. Türkiye'yi terkedip, yurtdışında çalışmayı tercih eden üstün zekalı kişi sayısı da bir hayli fazla.
Bu kişilerin yüzdesi kaç?
Üstün zekalı kişilerin oranı popülasyonun yüzde 3'ü kadardır.
"Alt tarafı yüzde 3. O kadar da şart değil bu eğitim" diye yaklaşanlar var mı?
Tabii. Ve bu bakış açısı çok yanlış. Amerika'ya veya diğer gelişmiş ülkelerde üstün zekalıların eğitimine yönelik programlar olmasaydı, şu anda bulundukları yerlerde asla olamazlardı. Üstün zekalıların eğitimi bir ülkenin geleceğine en büyük yatırımdır. Gördüğümüz insanların büyük çoğunluğunun ortalama olması, bu gerçeği değiştirmez. Mesela bankacılık sektöründe milyonlarca kişi çalışmaktadır. Ama ihtiyacı gözlemleyerek yeni ürün üretebilen ya da sektöre yenilik getiren yaratıcı insanlar tüm çalışanların yüzde 2'si-3'ü kadardır. O yüzde 3 olmasa, sektör kendini geliştiremez ve sistem çöker. Hayatımıza hiçbir yenilik gelmez. O kadar önemli.
Ebeveynler bu çocuklara nasıl destek olmalı?
Bu da çok önemli. Doğru yaklaşım, yardım için mutlaka uzman desteğine ihtiyaçları var. Kendi başlarına yönetmeleri zor. İtiraf etmem gerek ki bu görev daha çok anneye düşüyor. Sonra da okul çok önemli.
Üstün zekalı
çocuklar harcanıyor
Siz üstün zekalı mısınız?
Üstün zekalı değilim. Ama üstün zekalı insanların gözümün önünde nasıl harcandığına şahit olmuş biriyim. Üniversitedeyken çok yüksek yetenekleri olan bir sıra arkadaşım vardı. Benden çok daha zekiydi. Tüm matematik problemlerini birkaç farklı yöntemle çözebiliyordu. Şu anda taksi şoförlüğü yapıyor. Bu beni çok üzen bir olaydır.
Türk insanlarının zekasını nasıl değerlendirirsiniz? Aziz Nesin'in meşhur bir lafı vardır "Türkler'in yüzde 60'ı aptal" diye...
O lafı bilmiyorum ama üstün zeka kavramını milletlere, ırklara, dinlere göre ayıramayız. Her toplumun yaklaşık % 3'ü üstün zekalıdır. Ancak Amerika'da bu yüzde 3 keşfedilerek eğitiliyor, Türkiye'de eğitilemiyor. Aradaki fark bu. Şunu da belirtmem gerek. Ben Ürdünlüyüm. Yani Arabım. Ama kökenim Türk. Bu topraklar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış topraklar. Çoğu Avrupalının da köklerine bakarsanız, bir Türklük bulursunuz.
Üstün zekalı bir Türk ismi verir misiniz bize?
Tarihe dönersiniz birçok üstün zekalı Türk görürsünüz, Mimar Sinan gibi... İsim vermek yanlış olur. Google'larsanız kim olduklarını siz bulursunuz. Çok ünlü Türk fizikçileri, matematikçileri, sanatçıları var.
Politikacıların zekası konusunda ne düşünüyorsunuz?
Sosyal zekaları var. Toplumun dinamiklerini biliyorlar. Kendi görüşleri, kendi ajandaları var. Güç kontrolü için bunlar olmak zorunda.
Üstün zekalı bir politikacı ismi verebilir misiniz?
Veremem. Üstün zekalı olup olmadıklarını anlamam için onlara test uygulamam gerekir.
Howard Gardner'ın çoklu zeka teorisine inanıyor musunuz? Türkiye'de bunu örnek alarak eğitim veren okullar var.
Hayır. Bu teoriyi ve Howard Gardner'ı benimseyen insanlarla sohbetlerimde hep çekişiriz. Bir teoriniz varsa, bunun araçları olmalıdır. Yani önce bir tarama metodu, sonra ölçme testi, sonra da eğitim programı. Gardner'ın teorisinde bunların hiçbiri yok. Hepsi havada. Bu teoriyi araçlara dökmek isteyen bir meslektaşım oldu ama başaramadı.
İleri zekalı
çocuklar da kollanmalı
Peki üstün zekalıların eğitimi okulların programına nasıl girecek?
Bir şekilde girmek zorunda. Hükümet insanların ihtiyacına göre bir eğitim sistemi oluşturmalı. Tüm öğrencilerin aynı beden kıyafeti giymesi gibi bir şey bu. Kimine bol gelir, kimine de dar. Zeka geriliği olan çocuklar için eğitim programları var Türkiye'de. Bu programları kıskandığımı itiraf etmeliyim. Zeka geriliği olan çocuk kollanıyor da, ileri zekalı olan niye kollanmıyor? Hiç adil değil.
Milli Eğitim Bakanlığı'na bir mesajınız var mı?
ICIE (Eğitimde Yaratıcılık Uluslararası Merkezi) ve (WCGTC) Dünya Üstün Zekalılar Birliği'ni temsilen, kendileriyle görüştüm. Türkiye'deki okullara bu programı getirmek istediğimizi anlattım. Ama bir cevap çıkmadı. Bunu eleştiri olarak algıladılarsa, bu onlara kalmış. Ama biz ülkenin iyiliği için bu programı getirmek istiyoruz ve hükümetle ortak bir çalışma yapmayı arzuluyoruz. Bilgi Üniversitesi'nin kapıları açması beni çok mutlu etti.
Türkiye'de üstün zekalılara yönelik eğitim veren okul yok yani...
Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu var ve yılda 24 tane üstün zekalı çocuk alıyor. Bunun haricinde bazı özel okullar hızlandırma programı uyguluyor bu çocuklara. Ama bunu Milli Eğitim'in programını baz alarak yapıyorlar. Mecburlar çünkü. Üstün zekalı çocukların bazıları 6 yaşında çarpmayı, bölmeyi çözmüş oluyor. Yani bu çocukların dördüncü sınıf düzeyinde eğitim görmesi lazım. Beyazıt Ford Otosan dahil, bunu yapan hiçbir okul yok Türkiye'de.
Üstün zeka ile yetenek arasındaki fark
Üstün zekalı: Yüksek IQ'ya sahip, öğrenme kapasitesi ve akılda tutma kapasitesi yüksek, olaylar arasındaki ilişkileri diğerlerinden önce kurabilen, kısmen yaratıcı, belli başlı davranış özellikleri olan kişiler. Mesela risk alırlar, yaratıcı fikirler üretirler.
Yaratıcı: Yaratıcı insanlar da üstün zekalıdır. Ama yaratıcılık özellikleri daha fazladır. Yeni fikirler, yeni ürünler üretirler, icat ederler, keşfederler.
Yetenekli: Bu kişiler üstün zekalı ya da yaratıcı değildir ama belli alanlarda çok yüksek başarılara sahiptir. Mesela çok yetenekli futbolcular, sokak ressamları ya da müzisyenler bunun örneği.
Üstün Zekalılar Enstitüsü Başkanı Murat Cebeci:
Biz keşfediyoruz, Bilgi Üniversitesi eğitiyor.
Bilgi Üniversitesi ile birlikte yapacağımız programlar şöyle:
1) İdareci Eğitimleri: Üstün zekalıların eğitimi, program ve müfredatın uygulanması, liderlik konuları... Toplam 140 saatlik bir program.
2) Öğretmen Eğitimleri: Üstün zekalılara yönelik eğitim materyalleri, eğitim modelleri, üstün çocukların tespit edilmesi, öğrencilerin problemleri... Toplam 180 saatlik bir program.
3) Yaz okulu: Sadece üstün zekalı çocukların kabul edileceği özel olarak tasarlanmış yaz okulu. Tabii yüzme, basketbol gibi spor aktiviteleri de olacak.
4) Çocuk Üniversitesi: Üstün zekalı çocukların üniversiteden kendilerine özel dersler almasını sağlayacak bir sistem. Bunun çalışmalarına devam ediyoruz.
İdareci ve öğretmen eğitimlerini, dünya çapında konusunda isim yapmış, alanlarının en uzman kişileri verecek. Bu eğitimlere bazı özel okullar katılacak. Milli Eğitim'e bağlı Bilim Sanat Akademileri'nin öğretmenlerinin de katılımını bekliyoruz. Üstün zekalılar eğitimi konusundaki en son teknolojiyi bu idareci ve öğretmenlerimize aktarmış olacağız. Yaklaşık 100 üstün zekalı çocuğa Bilgi Üniversitesi yaz okulu ve çocuk üniversitesinden faydalanma imkanı tanıyacak.
23 Nisan 2010 Cuma
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLAR
• Hızlı öğrenip kolay hatırlar,hafızası iyidir.
• Yaşıtlarına göre olgun davranır.
• Geniş bir kelime hazinesi vardır.Sizi şaşırtan cümleler kurabilir.
• Normal çocuklardan farklı alanlara ilgi duyabilir.Örnek uzay,böcekler,arabalar
• Bir problemi çözmek hoşuna gider
• Kendinden büyük oyun arkadaşları ile oynamayı tercih eder?
• Çevreye ve yaşananlara karşı çok duyarlı davranır.
• Normalden az uyur.
• Entelektüel konulara meraklıdır.Ülke gündemi ile ilgili soru sorabilir.
• Bulmacalar,sayılar,labirentler hoşuna gider.
• Hayvanlara karşı merhametli davranır.
• Çok fazla enerjiye sahiptir.Bu enerjiyi hiperaktivite bozukluğu ile karıştırmayalım.
• Soru sorma konusunda uzmandır
• Ona herkes küçük profesör olarak bakar.
• Müzik,sanat,drama ve dansta yeteneklerini sergileyebilir.
• Espri,mizah yeteneği gelişmiş olabilir
• Doğadan topladığı,taşlar,böcekler vs şeylerin koleksiyonunu yapabilir,biriktirebilir.
• Belgesel seyretmeyi çok sever.
• Var olmayla ilgili,yaratılışla ilgili sorular sorabilir.
Yukarıda saydığım özelliklerin tamamını yada bazılarını taşıyan okul öncesi çağdaki çocuklar üstün zekalı,dahi olabilir.
Okul öncesi çağdaki üstün zekalı çocuklara nasıl yardım edebiliriz?
Beraber kitap okuyun
Üstün zekalı çocuklar genellikle küçük yaşta kendi kendilerine yada biraz yardımla okuma öğrenirler.Okuma,çocukluk çağında çocuklara akademik olarak çok büyük ilerleme kat ettirir.Çocuğa bol bol hikaye ve masal okuyup resimler hakkında yorum yapmasını isteyelim.Belki çok komik olacak ama çocukluk çağında çocuklar hikaye ve masallarda olayların,durumların değişeceğini zannederek, aynı masalı bir çok defa okutabilirler.Bunun için onu yadırgamayın.Çocuk sabah kalktığında hikayenin değişeceğini zanneder o yüzden tekrar tekrar aynı masalı okutur.
Oyuncaklar,televizyon programları ve bilgisayar programları çocuklara okuma, öğrenme konusunda yardımcı olur.Televizyonun çocuklara tek faydası da budur zaten.Bu nedenle çocukların televizyon karşısında çok fazla vakit geçirmelerine izin vermeyelim.Hem otistik hem de üstün zekalı bir çocuğa sahip olmak istemiyorsanız fazla televizyon yada bilgisayar oyunu oynamasına izin vermeyin.
Kitap okurken içerik çalışması yapın
Çocuk eğer okuma bilmiyorsa resimleri göstererek ona hikayeyi anlatın.Okumayı biliyorsa kendisi okusun.Hikayeyi anlatırken geçmiş ve gelecek zamanı kullanın.Hikayenin bazı yerlerinde duraksayarak hikayenin nasıl ilerleyeceğini,az sonra neler olacağını,karakterlerin nasıl davranacağını sorun ve ondan geri bildirimler alın.Hikayenin sonunda hikayeden çıkartılacak dersler konusunda beyin fırtınası yapın.
Yazmasını ,çizmesini teşvik edin
Çocuğunuzun farklı konularda çizimler yapmasını,resimler yapmasını teşvik edin.Ona kendisini çok ünlü bir ressam gibi düşünmesini söyleyin.Çizdiği resimlerden övgüyle bahsedin ve odasına asın.
Üstün zekalı çocuklar ilköğretim çağında yazmayı çok sevmedikleri için okul öncesi çağda yazmayı sevmeleri çok büyük önem taşımaktadır.Ona ünlü bir yazar olduğunu hayal etmesini ve ünlü bir yazar olarak hikayeler yazmasını söyleyin.Yazdığı hikayeleri internette bir blog açarak yayınlayın ve saklayın.Gelecekte bu hikayeler onun için çok büyük öneme sahip olacak.
Dünya hakkında konuşun
Çocuğunuzla Dünyanın gidişatı konusunda sohbetler edin,imkanınız varsa Dünya ülkelerini gezin.Ona Dünyayla ilgili çeşitli sorular yönelterek sorulara cevap bulmasını sağlayın.Örneğin gelecek 50 yılda Dünya nasıl bir yer olacak? Dünyanın enerji ve su sorunu gelecek yıllarda nasıl çözülecek ? küresel ısınma sorunu gibi
Nereden yardım alabilirim?
Bu soruyu Amerika’da sorduğunuzda karşınıza uzunca bir cevap listesi çıkmaktadır.Ancak Türkiye’de bu sorunun cevabı maalesef çok fazla yok.Devlete ait bilim sanat merkezleri, ilköğretim 3.sınıftan itibaren sınırlı imkanlarla üstün zekalı çocuklara destek vermektedir.Okul öncesinde devlete ait başvurabileceğiniz bir merkez yok.İşin komik tarafı özelde de yok .İnşallah birkaç yıl içinde olmaya başlayacak diyelim.
Biz yinede kötümser davranmayıp yapılabilecekler konusunda beyin fırtınası yapalım.
Özel bir kurum olan üstün zekalılar enstitüsü tanımlama, değerlendirme,yönlendirme ve eğitim konusunda okul öncesi çocuklara destek vermektedir.Enstitüde 4-6 yaş grubu çocuklara haftalık zenginleştirme modeli uygulanmaktadır.
Oyuncakçılarda çocukların zekasını geliştirebilecek zeka küpleri,puzzleler,zeka oyunları alarak çocuğunuz için iyi bir materyal dolabı oluşturabilirsiniz.Alacağınız oyuncakların, işlevsel faydalı oyuncaklar olmasına özen gösterin.
Kitapçılarda ve internet sitelerinde okul öncesi çağda üstün zekalı çocukların faydalanabileceği kaynak kitaplar bulunmaktadır.Bunlara birkaç örnek verecek olursa Mega hafıza çocuk setleri,Miniyup eğitim setleri,Tübitak kitapları,söz yayınları ve son zamanlarda timaş yayınlarının çocuklara yönelik çıkartmış oldukları yayınları görmekteyiz.Tübitağın okul öncesi kitaplığı bütün üstün zekalı çocukların kütüphanesinde mutlaka bulunmalı.
İngilizce bilenler için sınırsız, bilmeyenler için sınırlı web siteleri bulunmaktadır.Google arama motorlarına ingilizce olarak çocuklar için aktivite yazdığınızda milyonlarca aktivite çıkmaktadır.Türkçe olarak üstün zekalılar enstitüsünün başlatmış olduğu sanal üstün zekalılar okulu programında da üstün zekalı çocuklar için özenle seçilmiş aktiviteler bulunmaktadır.Bu bölümden faydalanmak için üye olmak gerekiyor.
Çocuklarla mümkün olduğunca eğitim amaçlı gezilere çıkmak gerekiyor.Ya çok gezen, ya okuyan bilir demiş atalarımız.Yukarıda okumayı tavsiye ettik şimdide gezmeyi tavsiye ediyoruz.Bilim merkezleri,sanat atölyeleri,uzay,doğa kampları,tarihi turistik yerler buna örnek verilebilir.Üstün zekalılar enstitüsü mail grubunda (Binden fazla üyesi bulunan) Türkiye’de üstün zekalı çocukların gezeceği,yada katılacağı bir çok aktivite programı paylaşılmaktadır.Gruba üye olarak gelişmelerden faydalanabilirsiniz.
Çocuğun öğretmeni ile iyi bir iletişim kurmak gerekiyor.İki haftada bir öğretmeni ile ayak üstü görüşüp çocuk hakkında sohbet etmek, çocuğa da olumlu yansıyacaktır.Bu konuşmayı sadece anne yapmamalı, zaman zaman da baba okula gelerek çocuğun durumunu öğretmen ile görüşmelidir.
Çocuğun küçük yaşlardan itibaren bütün çalışmaları saklanmalı dosya haline getirilmelidir.Bu dosya zamanı geldiğinde çocuğunuza eğitim verecek eğitimcilerle paylaşılmalı eğitimcilerin çocuğu iyi tanıması sağlanmalı,geri bildirimler alınmalıdır.Çocuğunuzu iyi tanımayan eğitimci çocuğunuza yardımcı olamaz.
Okul öncesi dönemde üstün zekalı çocuğuna iyi bir
okul arayışında olan velilere öneriler
• Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi yüksek değilse okul aramaktansa öğretmen arayışına girmek daha sağlıklı olacaktır.Devlet okulları ve bazı özel okullar seçme öğretmen çalıştırmadıkları için okul yerine öğretmen seçimi yapmalıyız.
• Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi iyiyse yakın olsa dahi mahalle arası anaokulları tercih edilmemelidir.Uluslararası akreditasyonu olan kendisini kanıtlamış marka haline gelmiş anaokulları tercih edilmelidir.Marka derken yanlış anlamayın. Mankenlerin yada sanatçıların isimlerini kullanarak açtıkları anaokullarından bahsetmiyorum.
• Özel bir anaokuluna çocuğunuzu verecekseniz okula gidip idarecilerle görüşün ve onları soru yağmuruna tutun.
Kuruma sorulabilecek bazı sorular
1- Okulun hedefi vizyonu misyonu
2- Okulu diğerlerinden ayıran özellikler
3- Kullandıkları eğitim müfredatı ,kitaplar
4- Okul öğretmenlerinin mezun oldukları okullar,diplomaları
5- Okulun materyal dolabı ve kütüphanesinin kapasitesi
6- Okulun fiziki şartları, imkanları
7- Okul dışı aktiviteleri
8- Beslenme
9- Hijyen
10- Güvenlik
11- Ve tabi ki ücret
Kaynaklar
www.aagc.org (The American Association for Gifted Children at Duke University )
http://onelyayincilik.com/
http://www.tubitak.gov.tr/sid/540/pid/541/index.htm;jsessionid=35374CC5E8EDCBE0EC990A50EAC2BF1D
http://www.megahafiza.com.tr/urunler/set-czh.asp#top
https://www.blogger.com/start ( Çocuklara blog oluşturmak için )
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Eğitim Danışmanı Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
• Yaşıtlarına göre olgun davranır.
• Geniş bir kelime hazinesi vardır.Sizi şaşırtan cümleler kurabilir.
• Normal çocuklardan farklı alanlara ilgi duyabilir.Örnek uzay,böcekler,arabalar
• Bir problemi çözmek hoşuna gider
• Kendinden büyük oyun arkadaşları ile oynamayı tercih eder?
• Çevreye ve yaşananlara karşı çok duyarlı davranır.
• Normalden az uyur.
• Entelektüel konulara meraklıdır.Ülke gündemi ile ilgili soru sorabilir.
• Bulmacalar,sayılar,labirentler hoşuna gider.
• Hayvanlara karşı merhametli davranır.
• Çok fazla enerjiye sahiptir.Bu enerjiyi hiperaktivite bozukluğu ile karıştırmayalım.
• Soru sorma konusunda uzmandır
• Ona herkes küçük profesör olarak bakar.
• Müzik,sanat,drama ve dansta yeteneklerini sergileyebilir.
• Espri,mizah yeteneği gelişmiş olabilir
• Doğadan topladığı,taşlar,böcekler vs şeylerin koleksiyonunu yapabilir,biriktirebilir.
• Belgesel seyretmeyi çok sever.
• Var olmayla ilgili,yaratılışla ilgili sorular sorabilir.
Yukarıda saydığım özelliklerin tamamını yada bazılarını taşıyan okul öncesi çağdaki çocuklar üstün zekalı,dahi olabilir.
Okul öncesi çağdaki üstün zekalı çocuklara nasıl yardım edebiliriz?
Beraber kitap okuyun
Üstün zekalı çocuklar genellikle küçük yaşta kendi kendilerine yada biraz yardımla okuma öğrenirler.Okuma,çocukluk çağında çocuklara akademik olarak çok büyük ilerleme kat ettirir.Çocuğa bol bol hikaye ve masal okuyup resimler hakkında yorum yapmasını isteyelim.Belki çok komik olacak ama çocukluk çağında çocuklar hikaye ve masallarda olayların,durumların değişeceğini zannederek, aynı masalı bir çok defa okutabilirler.Bunun için onu yadırgamayın.Çocuk sabah kalktığında hikayenin değişeceğini zanneder o yüzden tekrar tekrar aynı masalı okutur.
Oyuncaklar,televizyon programları ve bilgisayar programları çocuklara okuma, öğrenme konusunda yardımcı olur.Televizyonun çocuklara tek faydası da budur zaten.Bu nedenle çocukların televizyon karşısında çok fazla vakit geçirmelerine izin vermeyelim.Hem otistik hem de üstün zekalı bir çocuğa sahip olmak istemiyorsanız fazla televizyon yada bilgisayar oyunu oynamasına izin vermeyin.
Kitap okurken içerik çalışması yapın
Çocuk eğer okuma bilmiyorsa resimleri göstererek ona hikayeyi anlatın.Okumayı biliyorsa kendisi okusun.Hikayeyi anlatırken geçmiş ve gelecek zamanı kullanın.Hikayenin bazı yerlerinde duraksayarak hikayenin nasıl ilerleyeceğini,az sonra neler olacağını,karakterlerin nasıl davranacağını sorun ve ondan geri bildirimler alın.Hikayenin sonunda hikayeden çıkartılacak dersler konusunda beyin fırtınası yapın.
Yazmasını ,çizmesini teşvik edin
Çocuğunuzun farklı konularda çizimler yapmasını,resimler yapmasını teşvik edin.Ona kendisini çok ünlü bir ressam gibi düşünmesini söyleyin.Çizdiği resimlerden övgüyle bahsedin ve odasına asın.
Üstün zekalı çocuklar ilköğretim çağında yazmayı çok sevmedikleri için okul öncesi çağda yazmayı sevmeleri çok büyük önem taşımaktadır.Ona ünlü bir yazar olduğunu hayal etmesini ve ünlü bir yazar olarak hikayeler yazmasını söyleyin.Yazdığı hikayeleri internette bir blog açarak yayınlayın ve saklayın.Gelecekte bu hikayeler onun için çok büyük öneme sahip olacak.
Dünya hakkında konuşun
Çocuğunuzla Dünyanın gidişatı konusunda sohbetler edin,imkanınız varsa Dünya ülkelerini gezin.Ona Dünyayla ilgili çeşitli sorular yönelterek sorulara cevap bulmasını sağlayın.Örneğin gelecek 50 yılda Dünya nasıl bir yer olacak? Dünyanın enerji ve su sorunu gelecek yıllarda nasıl çözülecek ? küresel ısınma sorunu gibi
Nereden yardım alabilirim?
Bu soruyu Amerika’da sorduğunuzda karşınıza uzunca bir cevap listesi çıkmaktadır.Ancak Türkiye’de bu sorunun cevabı maalesef çok fazla yok.Devlete ait bilim sanat merkezleri, ilköğretim 3.sınıftan itibaren sınırlı imkanlarla üstün zekalı çocuklara destek vermektedir.Okul öncesinde devlete ait başvurabileceğiniz bir merkez yok.İşin komik tarafı özelde de yok .İnşallah birkaç yıl içinde olmaya başlayacak diyelim.
Biz yinede kötümser davranmayıp yapılabilecekler konusunda beyin fırtınası yapalım.
Özel bir kurum olan üstün zekalılar enstitüsü tanımlama, değerlendirme,yönlendirme ve eğitim konusunda okul öncesi çocuklara destek vermektedir.Enstitüde 4-6 yaş grubu çocuklara haftalık zenginleştirme modeli uygulanmaktadır.
Oyuncakçılarda çocukların zekasını geliştirebilecek zeka küpleri,puzzleler,zeka oyunları alarak çocuğunuz için iyi bir materyal dolabı oluşturabilirsiniz.Alacağınız oyuncakların, işlevsel faydalı oyuncaklar olmasına özen gösterin.
Kitapçılarda ve internet sitelerinde okul öncesi çağda üstün zekalı çocukların faydalanabileceği kaynak kitaplar bulunmaktadır.Bunlara birkaç örnek verecek olursa Mega hafıza çocuk setleri,Miniyup eğitim setleri,Tübitak kitapları,söz yayınları ve son zamanlarda timaş yayınlarının çocuklara yönelik çıkartmış oldukları yayınları görmekteyiz.Tübitağın okul öncesi kitaplığı bütün üstün zekalı çocukların kütüphanesinde mutlaka bulunmalı.
İngilizce bilenler için sınırsız, bilmeyenler için sınırlı web siteleri bulunmaktadır.Google arama motorlarına ingilizce olarak çocuklar için aktivite yazdığınızda milyonlarca aktivite çıkmaktadır.Türkçe olarak üstün zekalılar enstitüsünün başlatmış olduğu sanal üstün zekalılar okulu programında da üstün zekalı çocuklar için özenle seçilmiş aktiviteler bulunmaktadır.Bu bölümden faydalanmak için üye olmak gerekiyor.
Çocuklarla mümkün olduğunca eğitim amaçlı gezilere çıkmak gerekiyor.Ya çok gezen, ya okuyan bilir demiş atalarımız.Yukarıda okumayı tavsiye ettik şimdide gezmeyi tavsiye ediyoruz.Bilim merkezleri,sanat atölyeleri,uzay,doğa kampları,tarihi turistik yerler buna örnek verilebilir.Üstün zekalılar enstitüsü mail grubunda (Binden fazla üyesi bulunan) Türkiye’de üstün zekalı çocukların gezeceği,yada katılacağı bir çok aktivite programı paylaşılmaktadır.Gruba üye olarak gelişmelerden faydalanabilirsiniz.
Çocuğun öğretmeni ile iyi bir iletişim kurmak gerekiyor.İki haftada bir öğretmeni ile ayak üstü görüşüp çocuk hakkında sohbet etmek, çocuğa da olumlu yansıyacaktır.Bu konuşmayı sadece anne yapmamalı, zaman zaman da baba okula gelerek çocuğun durumunu öğretmen ile görüşmelidir.
Çocuğun küçük yaşlardan itibaren bütün çalışmaları saklanmalı dosya haline getirilmelidir.Bu dosya zamanı geldiğinde çocuğunuza eğitim verecek eğitimcilerle paylaşılmalı eğitimcilerin çocuğu iyi tanıması sağlanmalı,geri bildirimler alınmalıdır.Çocuğunuzu iyi tanımayan eğitimci çocuğunuza yardımcı olamaz.
Okul öncesi dönemde üstün zekalı çocuğuna iyi bir
okul arayışında olan velilere öneriler
• Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi yüksek değilse okul aramaktansa öğretmen arayışına girmek daha sağlıklı olacaktır.Devlet okulları ve bazı özel okullar seçme öğretmen çalıştırmadıkları için okul yerine öğretmen seçimi yapmalıyız.
• Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi iyiyse yakın olsa dahi mahalle arası anaokulları tercih edilmemelidir.Uluslararası akreditasyonu olan kendisini kanıtlamış marka haline gelmiş anaokulları tercih edilmelidir.Marka derken yanlış anlamayın. Mankenlerin yada sanatçıların isimlerini kullanarak açtıkları anaokullarından bahsetmiyorum.
• Özel bir anaokuluna çocuğunuzu verecekseniz okula gidip idarecilerle görüşün ve onları soru yağmuruna tutun.
Kuruma sorulabilecek bazı sorular
1- Okulun hedefi vizyonu misyonu
2- Okulu diğerlerinden ayıran özellikler
3- Kullandıkları eğitim müfredatı ,kitaplar
4- Okul öğretmenlerinin mezun oldukları okullar,diplomaları
5- Okulun materyal dolabı ve kütüphanesinin kapasitesi
6- Okulun fiziki şartları, imkanları
7- Okul dışı aktiviteleri
8- Beslenme
9- Hijyen
10- Güvenlik
11- Ve tabi ki ücret
Kaynaklar
www.aagc.org (The American Association for Gifted Children at Duke University )
http://onelyayincilik.com/
http://www.tubitak.gov.tr/sid/540/pid/541/index.htm;jsessionid=35374CC5E8EDCBE0EC990A50EAC2BF1D
http://www.megahafiza.com.tr/urunler/set-czh.asp#top
https://www.blogger.com/start ( Çocuklara blog oluşturmak için )
Gürkan Yaşar
Üstün Zekalılar Eğitim Danışmanı Üstün Zekalılar Enstitüsü
www.ustunzekalilar.org
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)